Ana Sayfa Dini Filmler  Dini Hikayeler   Dini BiLgiLer  NaMaz KLip İzLe Arama

..www.Dinichat.Net... Türkiye'nin 1 numaraLı Dini chat sitesine hoşgeLdiniZ..sitemiz islami sohbet , islami chat , dini sohbet , islam , dini chat , islamisohbet , chat , sohbet , islam chat , islam sohbet , islami çet , islami sohbetler , islami cet , islami sohpet , islami sohbet kanali , islami sohbet siteleri , islami chat odalari , islami , dini sohbetler , dinisohbet , islam odasi , islami site , islami siteler , dini sohbet odalari , islami sohbet odalari" gibi bir cok aramaya onculuk etmektedir....

islami Chat

   Ana Sayfa
   Dini Sohbet
  Facebook Duvar Yazıları
  Abdest - Gusul
  bedava program indir
  Cennet - Cehennem
  Dantel Örgü - El İşleri
  Dini Film izle
  Dini BiLgiLer
  Dini Chat Hazır Kodlar
  Dini Chat OdaLari
  Dini Chat özel videoLar
  Dini Chat Unreal Özel
  Dini Hikayeler
  Dini Mirc Komutlari
  Dini ResimLer
  Dini Ruya tabirleri
  Dini Sohbetler
  Dinim islam
  Diyet Listeleri
  Dualar
  Edebiyat
  Fikralar
  Güzel Sözler
  Hanım Sahabiler
  Hazir Mesajlar
  iLahi Sözleri
  iLahi klipLeri izle
  islam da Kadin
  Kadın Giyim Takı Moda
  Kurban
  Mahrem Konular
  Mobilya Dekorasyon
  Namaz
  ölum ve Kabir Hayati
  Osmanlı Tarihi
  Peygamberler - Evliyalar
  Ramazan ve Oruc
  ResimLi SiirLer
  Ruh
  Sesli Siirler
  Sihir Şeytan Ruh
  Siirler
  Yemek tarifleri
  Yetmişüç Fırka
  Şifalı Bitkiler
  iletişim
 
sitemap

GogLe sitemap         

 Ceza Olarak Eli Kesilen Şeyh

 

Okunma

198
Facebookta Paylaş
Şeyh Hammad (Ebu'l - Hayr Tinati) Hazretlerinin bir eli kesikti. Bir gün mürüdlerinden biri küstahlık ederek ona elinin kesilmesine sebep olan şeyin ne olduğunu sordu. Şeyh Ebu'l - Hayr Tinati Hazretleri elinin kesilmesine sebep olan hadiseyi şöyle anlattı:

- Gençliğimde bir hünah işledim. Ondan dolayı elimi kestiler, buyurunca ne zaman olduğun sordular.

Hz.Şeyh de meseleyi başından anlatmaya başladı.

- Ben mağrip  diyarında oturmakta idim. Sefere çıkmayı ve biraz gezmeyi arzuladım. Tınattan ayrılıp İskenderiye'ye geldim. Orada oniki sene kaldım. İskenderiye'den sonra Dimyat'a dökülen ırmak kenarına dağa kamıştan bir ev yapmıştım. O sıralarda Dimyat'a çok gelen- giden olurdu. Irmağın başına otururlar, yemeklerini yerler ve sofralarının artıklarını da kaleenin dibine dökerlerdi. Ben kimseden habersiz, oradaki köpeklerle beraber  dökülen ekmeklere üşüşür ve nasibimi alırdım. Yaz mevsiminde bütün azığım bu idi.

Kış  olunca ise evimin etrafında çok saz yetişirdi. Ben sazların kökünün tazesini ve beyazını alarak yerdim, kukrlarını atardım. Kışın da azığım bı idi. Bir gün hatırıma:

-Ey Ebu'l Hayr, sen kendini mütevekkil zannedersin. Halkın yapmadığın yapıyorum zannedersin ama otlaklarda otluyorsun, bir şeyler bulup yiyorsun, diye geldi. Kendi kendime:

"İlahi bundan sonra  yerden biten hiçbir şey yemeyeceğim. Ancak bana kendi lafzından gönderirsen onu yiyeceğim.Senin izzetin hakkı için buna söz veriyorum",dedim.

Böylece 12 gün geçti, namazın farzını sünnetini ve nafileleri tamamen kılıyordum.

12 gün de sadece nafileleri terk ederek namaza devam ettim.Sonra sünneti terk ettim.12 gün sadece farz namazı kılmaya başladım.Sonra kıyamdan, daha sonra da oturarak da kılmaktan aciz kalarak farzları da eda edemez olmuştum.

Sırrımla niyaz ederek: "Allahım bana farz kıldığın bir hizmetten sorguya çekmen ve kefil olduğun rızkımı da göndermen gerekir.Kefil olmakta devam ettiğin o rızkı bana fazlından ihsan eyle!." diye yalvardım.

Ansızın önümde iki yuvarlak daire görüldü.İçinde de birşey vardı.O iki yuvarlak kürs her gece bana gelir bende içindekini yer,gıdamı temin ederim.

(Şeyh yediği şeyin ne olduğunu söylemediği gibi yanındakiler de ne olduğunu sorrmadılar.)

Böylece bir müddet devam ettikten sonra bana gaza için sınır boyuna gitmem işaret edildi. Buralarını müslümanlar ellerinde bulunduruyorlardı.Ben sınır boyuna gittim.Bir köye vardım.Cuma günü idi.

Mescidin kapısında bir kaç kişi toplanmışlar sohbet ediyorlar, birisi anlatıyor öbürleri dinliyorlardı. Anlatan Zekeriyya Aleyhisselamın ağaca saklandığını ve müşrikler tarafından destere ile kesildiğini anlatmakta idi. O'nun sabrından bahs ederken ben içimden şöyle geçirdim:

"Eğer bende olsaydım orada sabrederdim."

Oradan ayrılıp sınır boylarında Antakya'ya geldiğimde dostlarım bana bir kılınç-kalkan verdiler.Sonra sınır boyuna müteveccihen oradan ayrıldım.Düşmandan korkarak duvar arkalarına sığınmaktan Allah'tan haya ettiğimden oralardaki meşeliğe geçtim.Gece deniz kenarına gelir,abdest alır,namaz kılardım.Gündüz olunca da yine o meşeliğe geçer düşmanın gelmesini beklerdim.

Birgün  meşelikte gezerken yemişlerinin bazısı olgunlaşmış,bazısı henüz olgunlaşmamış bir meyve ağacı gördüm.Bu çok hoşuma gitmişti.Allah'a verdiğim sözden o anda gafildim.Elimi uzatarak yemişlerden bir miktar topladım.Sonra birkaç tanesini yemeğe başladım.Bir kısmı ağzımda bir kısmı da elimde olduğu halde yeminim aklıma geldi.Hemen elimde olanları serptim,ağzımdakileri tükürdüm.Kendi kendime mihnet ve bela vakti yaklaştı,dedim.Kılıcımı-kalkanımı ve mızrağımı bir kenara attım,bir ağacın dibine varıp elim şakağımda düşünmeye başladım.Hatta işledim.Şimdi benim halim ne olucak diye düşünüyordum. Ben dalgın dalgın düşünmekte iken bir bölük atlı silahlı kişi gelerek etrafımı sardı.Sonra beni yaka-paça deniz kenarına emir (Reislerinin) yanına götürdüler.

Daha evvel bazı köylüler de benim gibi yakalanarak sultanın huzuruna getirilmiş,bekletiliyorlarmış. Sultan bana:

-Sen kimsin? Necisin? dedi.

Ben:

-Allahın kullarından bir kulum,deyince de orada bulunan esir köylülere tanıyıp tanımadıklarını sordu.

Tanımadıklarını söylediler.Onlara:

-Bu sizin büyüğünüz,fakat siz onu mazur göstermek için tanımadığınızı söylüyorsunuz,kendinizi feda ediyorsunuz,dedi.

Biraz sonra kararını verdi.O kalabalıktan birer birer ayrıp birer el, birer ayaklarını kestiler. Sıra bana gelince:

-Elini uzat! dediler.

Uzattım ve bir vuruşta sağ elimi kestiler.Ayağını da uzat dediklerinde sırtüstü yatarak ayağımı uzattım ve:

-Ya Rabbi! Elim günah işlemişti kestirdin,ayağımın ne suçu var!...diye içimden yalvardım.

O anda atlılardan biri atından atlayarak:

-Durun,kesmeyin,bu adam falan zattır!. Ne yapıyorsunuz, dünyayı başımıza mı yıkacaksınız.Ben bunu tanıyorum! diye bağırdı.

Bunun üzerine reis atından inerek o kesilen eli öptü.Bana da:

-Biz hata ettik,bizi affet,diye yalvardı.

Ben de:

-O suçlu bir eldi.Kestiniz,hakkımı helal ettim, dedim.

Ondan sonra çok ağladım.Çünkü bir anlık dalgınlık yüzünden hem elimden olmuş hemde o her zaman nereye gitsem beni bulan yuvarlak kürsten mahrum olmuştum.İşte bu elimin kesilmesi böyle bir hadise sonucu olmuştur.Bu bir suçlu eldir ve cezasını çekmiştir.Allah ahirette çektirmesin...


Yeni nick:
Kanal adı:
Sifre:
Sifre ve email:

 

  Yorumlar

 
güllü çarşaf dantel örnekleri


Abdest Alırken Şüphe Duyarsanız


beyaz abiye çanta modelleri


Osmanli padisahlari - Fatih Sultan Mehmed Han


zara pantolon modelleri


Cebriye Fırkaları


Harici Fırkaları


Rafizi Fırkaları


Anneler Günü hazır mesajlar


Efendimizin Hayati


Dinichat.net olarak islami sohbet - islami chat - dini sohbet - dini chat - islamisohbet - Dini chat odalari - islami cet - islami sohbet siteleri - dini cet - islami Sohbet Kanali - islami chat Kanali - islami chat odalari - dini sohbet odalari - dinisohbet - dinichat - islami sohbet odalari gibi aramalar üzerine hizmet vermekteyiz

ilahi dinle  |  ilahi dinle  |  ilahiler  |  Dini chat  |  ilahi dinle  |  ilahi dinle  |  ilahi dinle  |  ilahi dinle  |  ilahi dinle  |  Dini Sohbet  |  islami sohbet  |  islami chat Dini sohbet  |  ilahi dinle

Copyright © 2010 Tüm Hakları Saklıdır Dinichat.Net

Desing By eFe