Ana Sayfa Dini Filmler  Dini Hikayeler   Dini BiLgiLer  NaMaz KLip İzLe Arama

islami Chat

   Ana Sayfa
   Dini Sohbet
  Damar Sözler
  Abdest - Gusul
  bedava program indir
  Biraz TebeSSum
  Cennet - Cehennem
  Dantel Örgü - El İşleri
  Dini Film izle
  Dini BiLgiLer
  Dini Chat Hazır Kodlar
  Dini Chat OdaLari
  Dini Chat özel videoLar
  Dini Chat Unreal Özel
  Dini Hikayeler
  Dini Mirc Komutlari
  Dini ResimLer
  Dini Ruya tabirleri
  Dini Sohbetler
  Dinim islam
  Diyet Listeleri
  Dualar
  Edebiyat
  Fikralar
  Güzel Sözler
  Hanım Sahabiler
  Hazir Mesajlar
  iLahi Sözleri
  iLahi Dinle
  islam da Kadin
  Kadın Giyim Takı Moda
  Kurban
  Mahrem Konular
  Mobilya Dekorasyon
  Namaz
  ölum ve Kabir Hayati
  Osmanlı Tarihi
  Peygamberler - Evliyalar
  PratiK BiLgiLer
  Ramazan ve Oruc
  ResimLi Sözler
  Ruh
  Sağlik
  Sesli Siirler
  Sihir Şeytan Ruh
  Siirler
  Yemek tarifleri
  Şifalı Bitkiler
  iletişim
 
sitemap

GogLe sitemap         

 Habibe Binti Sehl (r.a)

Habibe Binti Sehl (r.a) - dini sohbet etme siteniz - en sevdiğiniz islami sohbet - youtube`de yayinlanan masal muzik şiir klip ezgi - kaliteli dini chat odalari - islami chat mynet sohbet mirc indir  
 

Okunma

2042
dini sohbet

Habibe binti Sehl radıyallahu anhâ İslam’da muhâlaa yoluyla ilk boşanma hadisesinin gerçekleşmesinde adı geçen bir hanım sahâbî… Sâbit ibni Kays (r.a)’ın âilesi…

O, Medineli olup Neccar oğullarından Beni Sâlebe kabilesine mensuptur. Kays ibni Şemmas’ın oğlu Sâbit ile evlenmiştir. Bu evlilikleri uzun sürmedi.

Habîbe (r.anha) ince, nârin ve zarif ruhlu bir hanımefendiydi. Kocası ile ünsiyet kuramadı. Sâbit ibni Kays (r.a) ise iri yarı ve kısa boylu bir yapıya sahipti. Biraz da sert ve haşindi. Bir gün öfkeli bir vaziyette hanımına çıkıştı. Şiddete vardıracak kadar da ileri gitti ve Habibe’yi çok incitti. Hatta onu dövdüğüne dâir rivâyetler bile nakledilmekte.

Habîbe (r.anha) eşinin bu kaba hareketlerinden çok üzülmüştü. Bir türlü onu gönülden sevememişti. Artık ondan hiç hoşlanmaz olmuştu. Bu sebebten birkaç kez Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi vesellem Efendimize kocasını şikayette bulundu ve şöyle dedi:

“- Yâ Rasûlallah, emin olun ki eğer Allah’tan korkmasaydım yüzüne tükürecektim. Ondan ayrılmayı istiyorum” diyerek eşiyle beraber yaşayamacağını ifade etti.

Habibe (r.anha)’nın müteaddit defalar Rasûlullah (s.a.) Efendimize müracaat ettiği rivayetlerine bakılırsa kocasının kendisini dövdüğüne dair bilgiler olduğu gibi bir başka sebebten şikayet ettiğine dair bilgilerinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Şöyle ki:

Buhari’nin rivayetinde geçen: ”Ey Allah’ın Resülü! Sabit ibni Kays’ın ne dinine ne de huyuna bir diyeceğim var. Fakat müslümanlıkta küfran-ı nimetten veya küfür derecesinde bir hata işlemekten çekinmiyor” cümlesi bunu göstermektedir.

Habibe (r. anha) kendine özgüveni olan, azim ve irâde sâhibi bir hanımdı. Sabit (r.a) ile evliliğin çekilmez olduğuna karar verince bir sabah vakti alaca karanlığında Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimizin kapısına dayandı. İki Cihan Güneşi Efendimizin evinden çıkmasını bekledi. Bundan sonraki safhalar hadîs-i şeriflerde şöyle anlatılmaktadır:

“- Habîbe binti Sehl el-Ensariye’den rivayet olunduğuna göre kendisi Kays ibni Şemmas’ın oğlu Sâbit’in nikahlısı idi. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem sabah namazını kılmaya çıkınca onu alaca karanlıkta kapısının önünde beklerken buldu ve:

“-Kimsin? ”dedi.

O da cevaben:

“-Ben, Sehl’in kızı Habîbe’yim Yâ Rasûlallah!” dedi.

Efendimiz ona:

“-Neyin var?” dedi.

Habîbe (r.anha) mahzun bir şekilde;

“-Kocam Sâbit ibni Kays ile evli kalmamız imkansız” diye cevap verdi.

Sâbit ibni Kays gelince Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi vesellem ona:

“-Bak (zevcen) Habîbe neler söylüyor?” dedi. Habîbe:

“-Yâ Rasûlallah! Mehir olarak verdiklerinin hepsi yanımda (dilerse geri veririm)”dedi.

Bunun üzerine Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem Sâbit ibni Kays’a:

“-Mehir olarak verdiklerini ondan geri al!” buyurdu.

Sâbit onları geri aldı. Habîbe (r.anha)da kocasından ayrılarak ailesinin yanında kaldı.” (Ebû Dâvûd, Talak,17-18/2227)

İslâm hukûkunda bu tür evlilikleri sona erdirmeye muhâlaa denir. Muhâlaa ile ilgili olarak Kurân-ı Kerim’de şöyle bir âyet-i celîle vardır:

“Boşama iki defadır. Bundan sonrası ya iyilikle tutmak ya da güzellikle salıvermektir. Kadınlara (daha önce) verdiklerinizden (boşama esnasında) bir şey almanız size helal olmaz. Ancak erkek ve kadın Allah’ın sınırlarında kalıp evlilik haklarını tam tatbik edememekten korkarlarsa bu durum müstesna. Eğer Allah’ın çizdiği sınırları ikisinin de çiğnemesinden korkarsanız , kadının (erkeğe) fidye vermesinde her iki taraf için de bir sakınca yoktur. Bu söylenenler Allah’ın koyduğu sınırlardır. Sakın onları aşmayın. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa işte onlar zalimlerdir.” (Bakara suresi/229)

Arap dilinde “muhâlaa” kelimesinin kendisinden türedigi Hal’ ve Hul’ kökleri elbiseyi çıkarmak, bir şeyi koparıp ayırmak, görevden azletmek gibi anlamlara gelir. İslam hukûkunda muhâlaa ve hul’ ise kadının kocasına vereceği bir bedelle evlilik bağından kurtulmasını ifâde eden bir terimdir.

Habîbe binti Sehl (r. anha) bu evlilikten kurtulmak istediğini belirtince Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz ona:

“-Sâbit’e (mehir olarak aldığın) bahçesini geri verirmisin?” diye sordu.

O da:

”-Evet” diye cevap verdi. Bunun üzerine İki Cihan Güneşi Efendimiz , Sâbit ibni Kays’a :

”- Bahçeyi geri al ve onu boşa” dedi. (Bûhârî, Talak, 11)

***

Evlilik karşılıklı sevgi ve saygı ile yürüyen, maddî olduğu kadar mânevî ve rûhî birlikteliği de gerektiren bir hayat arkadaşlığıdır. Kadının evlilikten kurtulmak istemesi ve aldığı mehri de geri vermesi durumunda ,kocanın bu evliliği zorla sürdürmesinin imkânı yoktur. İslâm’da muhâlaa yoluyla ilk boşanma bu şekilde gerçekleşmiş oldu.

Habîbe binti Sehl (r.anha) iddet müddeti bitince Übey İbni Kâ’b (r.a) ile evlendi.

O, hâne-i seâdete sık gider gelirdi. Annelerimize hizmet ederdi. Efendimizden duyduğu sözleri naklederdi. Hadis kitaplarında birkaç tane rivâyetinden bahsedilmektedir.

Bunlardan biri Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi vesellem’in hâne-i seâdetinde bulunuyorken duymuş olduğu bir hadîs-i şerîfdir. Şöyle ki:

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem buyurmuşlardır ki:

“-Müslüman bir anne babanın üç çocuğu âkil bâliğ olmadan ölürlerse, bu çocuklar kıyamet günü Cennetin kapısına getirilip durdurulurlar ve onlara:

“-Girin cennete!” denir.

Onlar da :

“-Anne ve babamız girmeden biz girmeyiz “ derler.

Bu, iki veya üç kez tekrar eder. Sonra onlara denilir ki; “- Siz ve anne babanız birlikte cennete giriniz.”

Hazreti Âişe (r.anha) Habîbe (r.anha)’ya : ”-Sen bunu Allah Rasûlünden duydun mu? “ diye sordu.

O da :

“- Evet ! “ cevabını verdi. (İbn Hacer, el-İsâbe , VII , 576 ,no: 11026. İbn Sa’d, Tabakât , VIII , 445)

İslâm’da çok önemli bir konunun bizlere kadar ulaşmasına vesile olan Habîbe binti Sehl (r.anha)’nın hayatı ile ilgili olarak maalesef fazla bir bilgiye sahip olamıyoruz. Nerde ve ne zaman vefat ettiğine dair kaynaklarda bir bilgi bulunmamaktadır.

Allah ondan razı olsun.

Rabbımız cümlemizi şefaatlerine mazhar eylesin. Âmi


Mustafa Eriş

  Yorumlar

 
Sözlerin ağır Degil...


Çocuk Düşmemesi İçin


YeniaLbüm - YuSuF GuRbet - Ya ResulAllah


Cübbeli Ahmet Hoca - Allah için okumak


ResimLi / Söz/YAĞMUR


Geleni Gideni Tokatlayasın VAR:))


sohbetsila sohbet


sabah duamız


HayırLı CumaLar Kardeşim


BekLiyoruM


ÖmRüMe


Manyağı Makbuldür


Copyright © 2009 mIRCte 2023 Tüm Hakları Saklıdır Dinichat.Net

Desing By eFe