Ana Sayfa Dini Filmler  Dini Hikayeler   Dini BiLgiLer  NaMaz KLip İzLe Arama

islami Chat

   Ana Sayfa
   Dini Sohbet
  Damar Sözler
  Abdest - Gusul
  bedava program indir
  Biraz TebeSSum
  Cennet - Cehennem
  Dantel Örgü - El İşleri
  Dini Film izle
  Dini BiLgiLer
  Dini Chat Hazır Kodlar
  Dini Chat OdaLari
  Dini Chat özel videoLar
  Dini Chat Unreal Özel
  Dini Hikayeler
  Dini Mirc Komutlari
  Dini ResimLer
  Dini Ruya tabirleri
  Dini Sohbetler
  Dinim islam
  Diyet Listeleri
  Dualar
  Edebiyat
  Fikralar
  Güzel Sözler
  Hanım Sahabiler
  Hazir Mesajlar
  iLahi Sözleri
  iLahi Dinle
  islam da Kadin
  Kadın Giyim Takı Moda
  Kurban
  Mahrem Konular
  Mobilya Dekorasyon
  Namaz
  ölum ve Kabir Hayati
  Osmanlı Tarihi
  Peygamberler - Evliyalar
  PratiK BiLgiLer
  Ramazan ve Oruc
  ResimLi Sözler
  Ruh
  Sağlik
  Sesli Siirler
  Sihir Şeytan Ruh
  Siirler
  Yemek tarifleri
  Şifalı Bitkiler
  iletişim
 
sitemap

GogLe sitemap         

 hamile kalmak

Sperm bankasından hamile kalmak - dini sohbet etme siteniz - en sevdiğiniz islami sohbet - youtube`de yayinlanan masal muzik şiir klip ezgi - kaliteli dini chat odalari - islami chat mynet sohbet mirc indir  
 

Okunma

2117
dini sohbet

Soru: Evli olmayan bir kadının sperm bankasından satın aldığı spermle hamile kalması caiz midir?

Cevap: Bismillahirrahmanirrahim

Çocuk, Yüce Allah’ın kullarına bahşettiği bir nimettir. Evli bir erkek ve kadının çocuk sahibi olmaya çalışması hem vazgeçilmez bir hak, hem de bir zarurettir. Çünkü evliliğin en önemli gayelerinden birisi neslin devamıdır. Çocuk, Yüce ALLAH’ın kullarına bahşettiği bir nimettir. Bu hususta Kur’ân-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır:

“Göklerin ve yerin mülkü, Hükümranlığı ALLAH’ındır. O, dilediğini yaratır; dilediğine kız çocukları, dilediğine erkek çocukları verir. Yahut o çocukları erkekler, dişiler olmak üzere çift verir. Dilediği kimseyi de kısır yapar. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla bilendir, hakkıyla gücü yetendir.” (Şûrâ sûresi: 49-50) 

Yüce Allah her şeyi bir sebebe bağlamıştır. Sebeplere sarılmak, kader inancına ters düşmez. Bu yüzden kendisinin veya kocasının kısırlığı sebebiyle normal cinsel ilişki yoluyla çocuk sahibi olamayan bir kadının, çeşitli meşrû tedavi yollarına başvurarak çocuk sahibi olması, en doğal hakkıdır.

Birtakım rahatsızlıkları nedeniyle çocuk sahibi olamayan eşlerin, çocuk sahibi olabilmek için kullandıkları tekniklerden birisi de tüp bebek yöntemidir. Bu bir nevi sunî döllenme yöntemi olup, erkeğin spermi alınıp laboratuvar ortamında kadının yumurtasıyla döllendirilmesi, sonra da kadının rahmine konularak hamileliğe ve doğuma imkan hazırlanması suretiyle olur.

Sunî dölleme yöntemlerinden; kocanın spermi ile karısının yumurta hücresinin alınıp, laboratuvar ortamında döllendirilmesiyle oluşan embriyonun, yine karısının rahmine konulması veya kocanın spermi alınarak karısının rahim kanalına veya rahmine yerleştirilerek, dahilde bir döllenmenin gerçekleştirilmesi şeklinde yapılan tüp bebek uygulaması câizdir.

Buna karşılık; kocanın sperminin, nikahlısı olmayan bir kadının yumurtasıyla döllendirilmesi neticesinde oluşan embriyonun, karısının rahmine konulması veya yabancı bir erkeğin spermi kullanılarak yapılan döllendirme sonucu oluşan embriyonun, kadının rahmine konulması veya eşlerden alınan yumurta ve spermin laboratuvar ortamında döllenmesiyle oluşan embriyonun, hamile kalmaya gönüllü bir başka kadının rahmine konulması veya aralarında nikah bağı bulunmayan bir erkeğin spermi ile bir kadının yumurtasının laboratuvar ortamında döllendirilmesi ve embriyonun kadının rahmine konulması şeklindeki uygulamalar ise, neseplerin karışması, anneliğin zayi olması ve benzeri hukukî sakıncalara yol açmasına sebep olacağından kesinlikle câiz değildir.

Bu bakımdan: İster evli olsun, ister evli olmasın bir kadının sperm bankasından satın aldığı spermle hamile kalması kesinlikle caiz değildir, haramdır. Çünkü İslam dininin 5 temel prensibi var: “Dini muhafaza, nefsi muhafaza, nesli muhafaza, malı muhafaza ve aklı muhafaza.” İslam’ın nefsi ve nesli muhafaza temel prensibinde birtakım zaruri unsurlar var. Onlardan biri de nesep ve neslin devamı.

Neslin devamı aile birliğine bağlı. Hem nesebin hem de neslin sağlıklı olarak devam edebilmesi aile çekirdeğine bağlı. Çocuksa, çocuk sahibi olmak ailenin gayesidir. Bu da İslam dininin nesli muhafaza prensibine bağlıdır. Eğer çocuk sahibi olamayan eşlerin durumu hastalık kabul ediliyorsa ki Dünya Sağlık Teşkilatı sağlığı ‘insanın bedenen, ruhen ve sosyal bir varlık olarak tam iyilik halidir’ diye tarif eder; zıddı hastalık halidir. Çocuk sahibi olmak, neslin devamı için önemli bir unsur olduğuna göre, olamamak bir hastalık. O zaman İslam dini nefsi muhafaza kaidesine göre de hastalığın tedavi edilmesini emreder. Eğer tıp dünyası çocuk sahibi olamamayı bir hastalık kabul ediyor ve bunun da tıbbî imkânlarla karşılanmasını mümkün görüyorsa İslam dini olarak bu imkânı kullanmak gereği ortaya çıkıyor. İslam’ın temel prensiplerinden birine uygun olan diğeriyle çatışıyorsa müşterek noktaları bulmak söz konusu. Fert olarak canın muhafazası, nefsin muhafazası, hastalığın tedavisi sağlanırken, diğer yandan neslin muhafazası prensibi de ihmal edilmemeli.


Mehmet Talü
Milli Gazete, 17.02.2007

  Yorumlar

 
Rubeyyi Binti Muavviz (r.a)


boncuklu salon perde modelleri


arabistan dini sohbet


beyaz bosch klima fiyatları


Eşler birbirini


Dini Hikayeler - Rüyada Bildirilen Beş Sır


sohbetsila sohbet


sabah duamız


HayırLı CumaLar Kardeşim


BekLiyoruM


ÖmRüMe


Manyağı Makbuldür


Copyright © 2009 mIRCte 2023 Tüm Hakları Saklıdır Dinichat.Net

Desing By eFe