Ana Sayfa Dini Filmler  Dini Hikayeler   Dini BiLgiLer  NaMaz KLip İzLe Arama

islami Chat

   Ana Sayfa
   Dini Sohbet
  Damar Sözler
  Abdest - Gusul
  bedava program indir
  Biraz TebeSSum
  Cennet - Cehennem
  Dantel Örgü - El İşleri
  Dini Film izle
  Dini BiLgiLer
  Dini Chat Hazır Kodlar
  Dini Chat OdaLari
  Dini Chat özel videoLar
  Dini Chat Unreal Özel
  Dini Hikayeler
  Dini Mirc Komutlari
  Dini ResimLer
  Dini Ruya tabirleri
  Dini Sohbetler
  Dinim islam
  Diyet Listeleri
  Dualar
  Edebiyat
  Fikralar
  Güzel Sözler
  Hanım Sahabiler
  Hazir Mesajlar
  iLahi Sözleri
  iLahi Dinle
  islam da Kadin
  Kadın Giyim Takı Moda
  Kurban
  Mahrem Konular
  Mobilya Dekorasyon
  Namaz
  ölum ve Kabir Hayati
  Osmanlı Tarihi
  Peygamberler - Evliyalar
  PratiK BiLgiLer
  Ramazan ve Oruc
  ResimLi Sözler
  Ruh
  Sağlik
  Sesli Siirler
  Sihir Şeytan Ruh
  Siirler
  Yemek tarifleri
  Şifalı Bitkiler
  iletişim
 
sitemap

GogLe sitemap         

 Osmanlı Fıkraları - Zağarlar

Osmanlı Fıkraları - Zağarlar dinle - Osmanlı Fıkraları - Zağarlar oku - Osmanlı Fıkraları - Zağarlar yazilari - dini sohbet etme siteniz - en sevdiğiniz islami sohbet - youtube`de yayinlanan masal muzik şiir klip ezgi - kaliteli dini chat odalari - islami chat mynet sohbet mirc indir  
 

Okunma

3940
dini sohbet
Zağarlar

1908 Meşrutiyet inkılabından sonra toplanmış olan Osmanlı Meclis-; Mebusanı'nda Malatya Mebusu Hacı Ahmed Efendi adında bir zat vardı. Bu, etliye sütlüye karış­maz, Meclis'te sessizce bir kenarda otururdu. Sadrazam Talat Paşa bunun ne düşüncede bir adam olduğunu öğrenmek merakına kapılmış ve birgün kendisine Meclis'in kahveha­nesinde oturup bir çay veya kahve içme teklifinde bulundu. Oradan buradan kendisini yoklayan Talat Paşa'ya Hacı Ahmed Efendi:

"-Paşa! .. " demiş. "Uğraşma.,. Ben memleket işlerinden anlamam. Malatyalı bir çobanım!"

Talat Paşa:

"-Hayır. olamaz. Senin memleket meseleleriyle alakalı olarak birtakım görüşlerin olmasaydı bizim arkadaşlarımız (irti­hat ve Terakkı erkanı) seni listeye yazıp mebus (milletvekili) seçtirip buraya göndermezlerdi. Senin de memleketin siyaset ve idaresi üzerine elbette birtakım düşüncelerin vardır." diye ısrar edince Malatya Mebusu Hacı Ahmed Efendi kendisine başından geçen şu vak'ayı anlatmış:

-'Paşa" demiş. "Ben gençliğimden beri çalışarak bin koyunluk bir sürü meydana getirdim. Ancak kendim de ihtiyarladım. çocuklarımı çağırıp dedim ki:

-Evlatlarım! işte size mükemmel bir sürü! .. Alın idare edin! Ben artık işle güçle alakadar olmayacağım."

Onlar da elimi öpüp ayrıldılar ve sürüyle meşgul olmaya başladılar. Lakin bir kaç gün sonra gelip dediler ki:

"-Baba sen hiç kurda koyun kaptırır mıydın?"

 
"-Hayır" dedim ve sordum.

"-Ne oldu, niye soruyorsunuz?'"

-Baba biz her gece kurtlara bir veya iki koyun kaptırıyoruz." dediler. Kendilerine sürünün idaresinde ne değişiklik yaptıklarını sordum.

Dediler ki:

"-Baba! Sen bize sürüyü dört zağarla (çoban köpeği) teslim ettin. Biz tecrübesiziz. Ola ki; bu dört zağarla böyle kala­balık bir sürüyü koruyamayız diye dört tane yeni zağar aldık."

Onlara, geceleri uyumayıp bu yeni zağarları kollamalarını ve ne görürlerse gelip bana anlatmalarını tenbihledim. Ertesi günü gelip anlattıkları şaşılacak bir şeydi:

"-Vadiye bir dişi kurt geliyormuş. Onun uluması üzerine yeni zağarlardan biri sürüdeki yerini bırakıp gidip onunla düzüşüyormuş. Bu zağarın bıraktığı boşluktan istifade eden bir erkek kurt da gelip sürüden bir koyun kaparak dişinin yanı­na getiriyor ve birlikte afiyetle yiyorlarmış."

Kendilerine dedim ki:

"-O zağarı vurup öldürün!'" Öyle de yaptılar. Lakin bu hikaye devam etti. Diğer yeni zağarlar. telef olanın yerine aynı işi yapıyormuş. Onları da bu suretle teker teker vurdurttum.

Bu defa şaşılacak bir şeyoldu. Aynı işi bizim eski zağarlar yap­maya başlamış. O zaman anladım ki; bu zağarlar bu meraneti birbirlerine öğretip aşılıyorlar: Kendilerine dedim ki:

"-Hiç kendilerine sürü emanet edilmemiş dört tane yeni zağar bulun. Onları bizimkilerin yanına getirmeden ayrı bir yerde tutun. Sonra bizimkiler; de teker teker vurup öldürün. Artık zağarsız kalmış olan sürüyü eski zağarlarla koklaşmamış olan o dört yeni zağara teslım edin." Böyle yaptılar. Mes'ele halloldu. "

. Bu sözleri dikkat ve .alakayla dinleyen Talatt Paşa Malatya Mebusu Hacı Ahmed Efendi'ye şu tenblhte bulunmak ihtiyacını hissetmiş:

"-Hacı Efendi! Ola ki Efendimiz (İkinci Abdülhamid Han) da seni çağırtıp memleket ahvali hakkında fikrini sorar. Sakın O'na bu hikayeyi anlatma !.

  Yorumlar

 
Ölü Evinin Yemek Hazırlaması


Damla ilahi Grubu - Sevdim Seni Mabuduma iLahisi


Arabaşı Çorbası


25 Mayıs Miraç kandiline Davet


Namaz Kılınmasının Mekruh Olduğu Vakitler


En güzel dantel modelleri


sohbetsila sohbet


sabah duamız


HayırLı CumaLar Kardeşim


BekLiyoruM


ÖmRüMe


Manyağı Makbuldür


Copyright © 2009 mIRCte 2023 Tüm Hakları Saklıdır Dinichat.Net

Desing By eFe