Ana Sayfa Dini Filmler  Dini Hikayeler   Dini BiLgiLer  NaMaz KLip İzLe Arama

..www.Dinichat.Net... Türkiye'nin 1 numaraLı Dini chat sitesine hoşgeLdiniZ..sitemiz islami sohbet , islami chat , dini sohbet , islam , dini chat , islamisohbet , chat , sohbet , islam chat , islam sohbet , islami çet , islami sohbetler , islami cet , islami sohpet , islami sohbet kanali , islami sohbet siteleri , islami chat odalari , islami , dini sohbetler , dinisohbet , islam odasi , islami site , islami siteler , dini sohbet odalari , islami sohbet odalari" gibi bir cok aramaya onculuk etmektedir....

islami Chat

   Ana Sayfa
   Dini Sohbet
  Facebook Duvar Yazıları
  Abdest - Gusul
  bedava program indir
  Cennet - Cehennem
  Dantel Örgü - El İşleri
  Dini Film izle
  Dini BiLgiLer
  Dini Chat Hazır Kodlar
  Dini Chat OdaLari
  Dini Chat özel videoLar
  Dini Chat Unreal Özel
  Dini Hikayeler
  Dini Mirc Komutlari
  Dini ResimLer
  Dini Ruya tabirleri
  Dini Sohbetler
  Dinim islam
  Diyet Listeleri
  Dualar
  Edebiyat
  Fikralar
  Güzel Sözler
  Hanım Sahabiler
  Hazir Mesajlar
  iLahi Sözleri
  iLahi klipLeri izle
  islam da Kadin
  Kadın Giyim Takı Moda
  Kurban
  Mahrem Konular
  Mobilya Dekorasyon
  Namaz
  ölum ve Kabir Hayati
  Osmanlı Tarihi
  Peygamberler - Evliyalar
  Ramazan ve Oruc
  ResimLi SiirLer
  Ruh
  Sesli Siirler
  Sihir Şeytan Ruh
  Siirler
  Yemek tarifleri
  Yetmişüç Fırka
  Şifalı Bitkiler
  iletişim
 
sitemap

GogLe sitemap         

 DÜŞÜNMENİN

 

Okunma

133
Facebookta Paylaş

Cahiliye toplumlarında "düşünmenin insana zarar verdiği" şeklinde batıl bir inanış hakimdir. Bu büyük yanılgı, aslında şeytanın, insanların Allah'ın ayetleri üzerinde düşünmelerini engellemek için kullandığı başka bir taktiktir. Şeytan insanlara verdiği bu telkin sayesinde düşünmenin onları zora sokacağı, yorulmalarına sebep olacağı gibi bir telkinde bulunarak, onları Kuran'dan uzak tutar. Hatta cahiliye toplumunda fazla düşünmenin insanı delirteceğine inanılır. Bu inanç, şeytanın diğer oyunları gibi bir aldatmacadır. Aksine insan düşünmediğinde, düşünmemesinden kaynaklanan akılsızlıklardan ötürü pek çok sıkıntı yaşar.

Aynı şekilde insanların çoğu ölüm, ahiret gibi konular üzerinde düşünmenin de sorumluluklarını hatırlatacağını bildiklerinden, bu konuları da düşünmemeyi kendilerince bir çözüm olarak görürler. Bu bakımdan düşünmemek insanların kendi kendilerini kandırmak ve gerçekleri görmezlikten gelmek için kullandıkları en yaygın yöntemlerden biridir. Ancak düşünmediklerinde sorumlulukların ortadan kalkacağı yönündeki inanç çok büyük bir yanılgı, büyük bir aldatmacadır. İnsan istese de istemese de, düşünse de düşünmese de, sorumluluklarında bir eksilme ya da farklılaşma olmayacaktır. Çünkü Allah herkesi iman etmekle ve Kuran ahlakını yaşamakla sorumlu kılmıştır. Her insan dünya hayatında denenmektedir ve er ya da geç görmezden geldiği gerçeklerle yüz yüze gelecektir.

DDüşünmemenin getirdiği sonuçlardan bir diğeri ise bu kimselerin etraflarında gelişen olaylardan, ya da bizzat kendi tecrübelerinden ibret almamalarıdır. Allah'ın insanların düşünüp davranışlarını düzeltmeleri için yarattığı olaylar bu kimseler üzerinde hiçbir değişikliğe sebep olmaz. Dünyada her an meydana gelen tüm olayların tesadüf eseri geliştiğine kendilerini inandırarak, yaşadıkları ibret verici olayların hikmetlerini takdir edemezler. Allah inkarcıların bu özelliğinden şöyle bahsetmektedir:

Görmüyorlar mı ki, gerçekten onlar her yıl, bir veya iki defa belaya çarptırılıyorlar da sonra tevbe etmiyorlar ve öğüt alıp (ders çıkarıp) düşünmüyorlar. (Tevbe Suresi, 126)

Oysa büyük felaketler, dünya hayatındaki şiddetli belalar ve sıkıntılar insanları düşünmeye sevk edecek çok önemli olaylardır. Fakat inkarcılar bu gibi olayları bir tartışma konusu haline getirir, olayların tesadüflerin bir eseri olduğunu dile getirmeye başlar ve bu şekilde düşünmekten kaçarlar. Allah'ın Kuran'da bildirdiği gibi "... Atalarımıza da (bazen) şiddetli sıkıntılar (bazen de) refah ve genişlikler dokunmuştu..." (Araf Suresi, 95) der, ve gaflet içindeki yaşamlarına devam ederler. Her belayı ve felaketi tesadüflerle, doğal nedenlerle açıklamaya çalışır, bunun bir hatırlatma olduğunu unutmaya, düşünmemeye çalışırlar. Başlarına gelen felaketleri anlamazlıktan gelerek, "tesadüflerin yanılgısı, büyük bir doğa olayı, zaten bekleniyordu, her toplumda böyle olaylar olur, büyük bir şanssızlık" diyerek, kendilerince bir açıklama getirirler. "Bu Allah'tan bizlere gelen bir uyarıydı" diyemez, böyle bir ihtimali dile getirmekten dahi çekinirler. İşte bu da şeytanın bir diğer taktiğidir.

Dünyada insanın başına gelen her türlü felaket, bela, sıkıntı ya da ahiretteki azabı hatırlatan herhangi bir olay Allah'ın insanlara lütuf olarak tanıdığı fırsatlardır. Allah dünya hayatındaki bu sıkıntıların şiddetini belirli bir derecede tutarak, insanların Kendisinden korkup sakınmalarını ve bu olaylardan ibret alarak, davranışlarını düzeltmelerini istemektedir. Bir ayette Allah dünyevi azapların hikmetini şöyle bildirmektedir:

Andolsun, Biz onlara belki (inkarcılıktan) dönerler diye o büyük (uhrevi) azabdan önce, yakın (dünyevi) azabtan da taddıracağız. Kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatıldıktan sonra, yüz çevirenden daha zalim kimdir?... (Secde Suresi, 21-22)

Allah bu vesileyle insanlara ölümün yakınlığını, insanın her hareketinden sorumlu olduğunu, dolayısıyla emir ve yasaklarını uygulamaları gerektiğini hatırlatmaktadır. Ancak inkarcılar, şiddetli kibirleri nedeniyle tüm hatırlatmaları bir eğlence konusu haline getirir ve inkarlarını daha da artırırlar. Nitekim kendilerine Allah'ın azabından korkmalarını, Allah'ın ayetlerine uymalarını hatırlatan elçilere "Eğer doğru söylüyorsanız, şu tehdit (ettiğiniz azab) ne zamanmış?" (Mülk Suresi, 25) şeklinde meydan okuyan cevaplar verirler. Ya da "Andolsun, bu tehdit, bize ve bizden önceki atalarımıza yapılmıştı; bu, geçmişlerin uydurma masallarından başka bir şey değildir." (Mü'minun Suresi, 83) gibi ifadeler kullanarak çirkin bir cesaret gösterirler. Oysa Allah Araf Suresi'nin 95. ayetinde bu çirkin davranışlarının karşılığında bu kişilerin "kendileri hiç şuurunda değilken, kıskıvrak yakalandıklarını" ve çok büyük bir azabı hak ettiklerini haber vermektedir. Al-i İmran Suresi'nde insanlar, o zorlu günde tüm insanların nasıl bir ruh halinde olacakları hakkında düşünmeye şöyle davet edilirler:

Her bir nefsin hayırdan yaptıklarını hazır bulduğu ve her ne kötülük işlediyse onunla kendisi arasında uzak bir mesafe olmasını istediği o günü (düşünün). Allah, sizi Kendisinden sakındırır. Allah, kullarına karşı şefkatli olandır. (Al-i İmran Suresi, 30)

Yeni nick:
Kanal adı:
Sifre:
Sifre ve email:

 

  Yorumlar

 
Mehter Marşları - Devlet Marşı


ResimLi şiirLer - Gönül Çiçeğim


Kurban borcu düşer mi


ilahi sözleri - yüzü nur kendisi nur


Rüyada bilezik görmek


2012 Regaib Kandili Resimleri


2012 Regaip Kandiliniz Mübarek Olsun


2012 Regaip Kandiliniz Mübarek Olsun


2012 Nihat hatipoğlu - Regaib Kandili Duası


2012 En güzel kandil mesajları


Dinichat.net olarak islami sohbet - islami chat - dini sohbet - dini chat - islamisohbet - Dini chat odalari - islami cet - islami sohbet siteleri - dini cet - islami Sohbet Kanali - islami chat Kanali - islami chat odalari - dini sohbet odalari - dinisohbet - dinichat - islami sohbet odalari gibi aramalar üzerine hizmet vermekteyiz

ilahi dinle  |  ilahi dinle  |  ilahiler  |  Dini chat  |  ilahi dinle  |  ilahi dinle  |  ilahi dinle  |  ilahi dinle  |  ilahi dinle  |  Dini Sohbet  |  islami sohbet  |  islami chat Dini sohbet  |  ilahi dinle

Copyright © 2010 Tüm Hakları Saklıdır Dinichat.Net

Desing By eFe