Ana Sayfa Dini Filmler  Dini Hikayeler   Dini BiLgiLer  NaMaz KLip İzLe Arama

islami Chat

   Ana Sayfa
   Dini Sohbet
  Damar Sözler
  Abdest - Gusul
  bedava program indir
  Biraz TebeSSum
  Cennet - Cehennem
  Dantel Örgü - El İşleri
  Dini Film izle
  Dini BiLgiLer
  Dini Chat Hazır Kodlar
  Dini Chat OdaLari
  Dini Chat özel videoLar
  Dini Chat Unreal Özel
  Dini Hikayeler
  Dini Mirc Komutlari
  Dini ResimLer
  Dini Ruya tabirleri
  Dini Sohbetler
  Dinim islam
  Diyet Listeleri
  Dualar
  Edebiyat
  Fikralar
  Güzel Sözler
  Hanım Sahabiler
  Hazir Mesajlar
  iLahi Sözleri
  iLahi Dinle
  islam da Kadin
  Kadın Giyim Takı Moda
  Kurban
  Mahrem Konular
  Mobilya Dekorasyon
  Namaz
  ölum ve Kabir Hayati
  Osmanlı Tarihi
  Peygamberler - Evliyalar
  PratiK BiLgiLer
  Ramazan ve Oruc
  ResimLi Sözler
  Ruh
  Sağlik
  Sesli Siirler
  Sihir Şeytan Ruh
  Siirler
  Yemek tarifleri
  Şifalı Bitkiler
  iletişim
 
sitemap

GogLe sitemap         

 Tesettur örtü emri

Tesettur örtü emri - - dini sohbet etme siteniz - en sevdiğiniz islami sohbet - youtube`de yayinlanan masal muzik şiir klip ezgi - kaliteli dini chat odalari - islami chat mynet sohbet mirc indir  
 

Okunma

1811
dini sohbet

Namaz ne kadar farz ise tesettür de o kadar farzdır. Zekat ne kadar Allah'ın emri ise örtünme de o kadar Allah'ın emridir. Oruç ibadeti nasıl tüm semavi şeriatlarda varsa tesettür de tüm semavi şeriatlarda vardır. Ne ki illetleri farklıdır.

TESETTUR ÖRTU EMRİ Namaz içbükey bir talimatken örtü dışbükey bir talimattır. Birincisinin illeti Kur'an tarafından "her türlü haddi aşma ve çirkin davranıştan kişiyi uzaklaştırarak onda her davranışını gözetleyen bir Allah bilinci oluşturmak" (29.45) şeklinde tanımlanmışken ikincinin illeti "iffetin korunması için simge" ve "tanınacak bir kimlik" (33.59) oluşturmaktadır.

Bununla amaçlanan kadını toplumun içinde dişiliğiyle öne çıkan bir nesne değil kişiliğiyle öne çıkan bir özne kılmaktır. Dolayısıyla örtü emri kadının kişiliğinin bir parçası olan mahremiyetine yönelik ihlalleri peşinen durduran bir önlem kendisini dişiliğiyle değil kişiliğiyle tanımladığını çevresine bildireceği bir iletişim biçimidir. Yani bir kimlik ibrazı (en yu'rafne) yöntemidir.

Örtünmek insânî ve dolayısıyla fıtrîdir. Bu nedenle hayvanlar örtünmezken insanlar örtünürler. Dolayısıyla örtünme ve çıplaklık arasındaki tercihi İslamlıktan önce insanlık kriterlerine vurmak dînî çerçeveden önce insanî ve ontolojik çerçevede tartışmak gerekir.

Bu bilindikten sonra "Örtünmenin sınırlarını kim belirleyecek?" sorusu gündeme gelir. Bu sorunun "kişisel arzu moda gelenek toplum devlet inanç" gibi birden fazla cevabı olabilir. Bir insanı "müslüman" olarak nitelememize yol açan şey onun "Allah'a kayıtsız şartsız teslimiyeti"dir. Bu teslimiyet şu ön bilgiye/tasavvura dayanır: "Beni yaratan beni herkesten çok iyi biliyor ve seviyor. O halde onun bana yaptığı öneriler benim için en hayırlı olandır. Ben kendim için onun benim için seçip-beğendiğine razı ve teslim oldum."

İşte insanı müslüman kılan tasavvur budur. Bu tasavvurdan neş'et etmeyen bir müslümanlık iddiası Allah'a göre sahte bir iddiadır. Esasen müslüman olmak söz konusu olduğunda sizin kendinizi ne olarak tanımladığınız değil Allah'ın sizi ne olarak tanımladığı önemli ve belirleyicidir. Bunu anlamak için de sizin müslüman tanımınızın Allah'ın müslüman tanımıyla örtüşüp örtüşmediğine bakmanız yeterlidir.

Yukarıdaki tasavvurdan neş'et eden imanıyla bir müslüman "Örtünmenin sınırını kim belirleyecek?" sorusuna Allah'tan ve O'nun vahyinden bağımsız bir cevap arayamaz. Çünkü bir davranışın "İslamî" olması referansının Allah olmasıyla mümkündür. Eğer Kur'an örtünmenin sınırları konusunda hükümler vaz etmişse bu müslüman olma iddiasındaki herkesi bağlar. Tabii ki o kimse iddiasında samimiyse.

Samimiyetin ölçüsü bellidir: Kitaba uymak. Samimi olmayanlara ise tek yol kalmıştır: "Kitabına uydurmak!" Tarihin tüm samimiyetsizlerine bakınız; kitabına uydurmayı kafaya koyduktan sonra hangi emre karşı mazeret hangi yasağa kılıf bulunamaz ki? İnsan istedikten sonra; dinin en temel kurallarının tam aksine 'fetva' verecek bir merci bulur. Hatta bir inanç sistemini onun esaslarını keyfi yoruma tabi tutarak tam tersi bir işleve büründürebilir.

Örtünme emrinin estetik bir form olan kadın için erkekten farklı yanları olduğu aşikar. Bunun kadının dişiliğinin kişiliğinin önüne geçmemesi/geçirilmemesi için simgesel bir uyarı amacı taşıdığını söylemiştik. Bu uyarının muhatabı daha çok kadını nesneleştiren üçüncü şahıslardır. Kadın tesettürünün başa taalluk eden kısmı tesettürün simgesel boyutunun zirveleşen kısmıdır.

Başın örtülmesiyle ilgili Kur'anî talimatların pratikte ne demeye geldiğini öğrenmek isteyen biri bu ayetlerin Hz. Peygamber'in elleriyle yoğurduğu bir hayatta nasıl uygulandığına bîgane kalamaz. Bu tıpkı dinin teorik kaynağı olan Kur'an'da yer alan "Namazı dosdoğru kılınız!" emrini yerine getirmek için dinin pratik kaynağı olan Peygamber'e başvurma zorunluluğu gibidir. Eğer dinin teorik kaynağıyla olan ilişkinizin dinin pratik kaynağından bağımsız gerçekleşeceğini düşünüyorsanız bunun balı kabul edip arının varlığını ve fonksiyonunu inkar etmekten farksız olduğunu bilmelisiniz.

Bunun adı dini peygambersizleştirmektir. Sormazlar mı adama "Bu kitap sizin başınıza gökten mi düştü?" diye. Hiçbir peygamber "iletişim aleti" "ara kablosu" ya da "postacı" değildir. Hz. Peygamber ise hiç değildir. O dinin ve imanın bir parçasıdır. Tıpkı bunun gibi tesettür emri de Kur'an'ın bir emridir ve başörtüsü tıpkı namaz kadar oruç kadar farzdır.

Eğer peygambersiz düşünülürse namazın da "çaresine bakmak" mümkündür. Bu durumda tartışılması gereken Kur'an ve onun getirdiği esaslar değil sizin İslam'la geçinmeye gönlünüzün olup olmadığıdır.

Kur'an ve İslam yaşadığı sürece bu emir yaşayacaktır. Bu ülkede işgalci Fransız'ların yapamadığını yapmaya çalışmak nafile bir uğraştır. Bu yüz karası yasağın devamından bu ülkeye zarar vermek isteyenler dışında kimsenin bir kazancı yoktur. Aksine ülke kan kaybetmektedir. Bu ülkenin tesettürlü kızları hicret ederek yasağı aşarak okumanın bir yolunu bulurlar. Onlar yarın anne olacaklar çocuk yetiştirecekler. Onların çocukları bu ülkede yaşayacak; memurluk askerlik amirlik tüccarlık yöneticilik yapacak. Geleceğin annelerinin çocuklarına kendilerine kan kusturan elleri öpmelerini mi vasiyet edeceklerini sanıyorsunuz?

İslam'ı islam yapan onun insanlık için değişmez değerler getirmiş olmasıdır. O bir dindir. Bir ideoloji milletin ve devletin imkanlarını kullanarak milletin dinine karşı bir savaş açarsa bundan "din" zarar görmez. Çünkü bu ülke toptan dinden çıksa Allah'ın ve onun dini olan İslam'ın zerrece bir şeyi eksilmez. Fakat dindara zulmedilmiş olur ve bu savaşı açanlar hem kendi ocaklarını hem de başkalarının ocağını söndürmüş olurlar.

  Yorumlar

 
Motif Modelleri


kaytaz böreği


ResimLi/Damar/söz


Bartın Chat


Adak etinden kimler yiyemez


BeDiRHaN GöKÇe - AğLaMaK


sabah duamız


HayırLı CumaLar Kardeşim


BekLiyoruM


ÖmRüMe


Manyağı Makbuldür


Dibi Tutmasın


Copyright © 2009 mIRCte 2023 Tüm Hakları Saklıdır Dinichat.Net

Desing By eFe