|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kur-an'da Ahiret Hayatı |
|
|
|
 |
Okunma |
|
124 |
Facebookta Paylaş
KURAN’DA AH?RET HAYATI
?slam itikad nizaminda temel iman esaslarindan biri de “Ahiret Günü”ne inanmaktir. ?nançlarimiz ve amellerimize göre, mutluluk dolu, ya da belirli bir süresi veya bütünü azaplarla çevrili ebedî bir hayat yasamak için, ölümden sonra tekrar dirilecegimize iman etmektir.
?nsan, bu yüceler yücesi güne inanmadikça, bu mukaddes günü yakinlardan yakin bilmedikçe, bu günün korkusuyla ürpermedikçe, bu günün saadetine arzu duymadikça dünya hayatini mânâlandiramaz, yasama aski ve emelleriyle dolu canli ve gayeli bir hayat süremez, iradesi ve imkanlarini faziletlere yönelterek özlemi duyulan bir “?slam insani” olamaz.
Bunun içindir ki, ahiret gününe iman konusu Kur’an-i Kerim’de pek çok kere islenmekte, bu azim gücün varligi ve olus sekli suurlara yerlestirilmektedir. Bu mutlak adalet günündeki ilahi muhakeme bütün dehseti ve ayrintilariyla birlestirilmekte, cennet ve nimetleri, cehennem ve azabi gayet açik bir sekilde tasvir olunmaktadir.
Bu gerçek ve yüce günün sahibi Rabbimiz söyle buyurur: “?nkarcilar, öldükten sonra asla diriltilmeyeceklerini zannedip iddia ettiler. (Ey Peygamber! (Onlara) de ki; hayir (zannettiginiz gibi degil.) Rabbim hakk için muhakkak yaptiklariniz size haber verilecektir. Bu ise ALLAH’a göre kolaydir.” (Tegabün/7)
“Gökler ve yeri yaratan (ALLAH’in), Onlar gibisini yasatmaya gücü yetmez mi? Elbette buna gücü yeter. O, herseyi yaratandir, herseyi bilendir.” (Yasin/81)
?nsanlarin inanmaya çagrildiklari ahiret gününün kainat nizaminin çünkü ile baslayacak ilk safhasini ve insanlarin büyük bir korku ve dehset içerisinde kabirlerinden diriltilerek çikarilacaklarini Kur’an’imiz söyle açiklamaktadir:
“Gök, yarildigi zaman.”
“Günes dürüldügü (ve ziyasi söndürüldügü zaman.” “Yildizlar dökülüp saçildigi zaman, daglar yürütüldügü (toz duman oldugu) zaman, denizler fiskirtildigi, kabirler (in topragi) alt-üst edildigi zaman, insan -kaçis nereye-? diyecek. Hayir hiçbir siginak yok.” O gün kisi, (Hak iddia ederler korkusuyla) kardesinden, anasindan ve babasindan, zevcesinden ve ogullarindan kaçacaktir. O gün herkesin (varip) duracagi yer ancak Rabbin (in huzurudur.)” (Tekvir, ?nfitar, Abese, Kiyame Sureleri)
Kur’an ayetlerinde olus sekli açiklanan ahiret gününde insanlarin ALLAH’in huzurunda nasil muhakeme olunacaklarini da Kur’an’imiz söyle belirtmektedir: “Herkesin boynuna isledikleri amelleri dolariz ve kiyamet günü açilmis bulacagi kitabi önüne çikaririr (ve söyle deriz): (Amel) Kitabini oku. Bugün kendi hesabini kendin göreceksin.” (?sra/13-14)
“Amel kitabi ortaya konunca, suçlularin onda yazili olanlardan korktuklarini görürsün. -Vah bize, eyvah bize! Bu nasil kitapmis küçük büyük birsey birakmadan hepsini saymis- derler. Yaptiklarini hazir bulurlar. Rabbin kimseye haksizlik etmez.” (Kehf/49)
“(?ste o gün agizlarini mühürleriz.) Kendi dilleri, elleri ve ayaklari yapmis olduklarina taniklik ederler. O gün ALLAH onlara kesinlesmis cezalarini verecektir. ALLAH’in apaçik hak oldugunu bileceklerdir.” (Nur/24-25)
Mükafat ve ceza tevziinde ALLAH’in adaleti tecelli etmeye baslayinca ALLAH’i, elçisini ve kanunlarini tanimayan inkarci ve isyancilarin, yoksun kalacaklari mutluluktan ve ugrayacaklari azaptan ötürü pek büyük nedamet duygulari içerisinde vahlanacaklarini, ama bu sizlanislarin bir faydasi olmayacagini, zira hiçbir dost ve yardimcisinin bulunmayacagini da Kur’an’imiz bütün tafsilatiyla açiklamaktadir:
“... O gün kisi elleri ile yapip öne sürdügü islere bakar, inkarci ve isyanci kisi de söyle der: Ah! Ne olurdu ben bir toprak olaydim. (Keske dirilmeyeydim.)” (Nebe/40)
Ne olaydi, ben Hak Peygamberle (ve O’nun izindekilerle) beraber bir kurtulus yolu edineydim. Yaziklar olsun bana! Keske beni sapitan falani dost edinmeyeydim. VALLAHi beni, bana geldikten sonra Kur’an (düzeni)nden o sapitti.” (Furkan/27-29)
“Artik onlara, sefaatçilerin sefaati fayda vermez.” (Müddesir/48)
“(Zaten ALLAH’i elçisini ve kanunlarini tanimamakla öz nefislerine, haklari çignemekle ve fertlere ve topluma) zulmedenlerin ne dostu ne de dinlenir bir sefaatçisi olur.” (Mümin/18)
Kur’an ve sünnet açiklamalarina göre, iman etmedikçe ve tevbe ile arinarak ?slam dinini yasamadikça, ALLAH’a, Peygamberlerine ve ahiret gününe inanmayanlar, rabbimizin ve peygamberlerimizin hayatimizi düzenleyen emir ve yasaklarina uymayanlar cehenneme atilacaklar. Evet inançsizlar, namaz kilmayanlar, cemiyetin fakir kesimini kalkindirmak istemeyenler, zekat vermeyenler, çesitli entrikalarla fert ve toplum haklarina tecavüz edenler, zinaci, içkici ve çekistiriciler, Hakk’a çagirdiklari halde Hakk’i yasamayanlar gibi inkarcilar ve günahkârlar inanmadiklari veya azabindan koruyacak hayati sürdürmedikleri için Cehennem atilacaklar ve ALLAHu Teala onlara söyle buyuracaktir: “Bu (ahiret) günümüze kavusmayi unutmaniza karsilik tadin azabi. Dogrusu (simdi) biz de sizi unuttuk. (Sizi cehenneme biraktik) Yaptiklariniza karsilik, çekin o, ardi arkasi kesilmeyen azabi!” (Secde/14)
?slam dinini hayat düzeni edinerek ALLAH’a ve Peygamberine itaat edenler de mutluluk yurdu cennetlere gönderilecekler ve onlara söyle denilecek: “?ste, (söz, is ve davranislarinizla) ?slam’i yasamamiz sebebiyle mirasçisi oldugunuz cennet” (A’raf/43). “Her türlü elemden arinmislik) selamet size. Artik mutlusunuz. Ebedi olarak kalmak üzere girin cennete.” (Zümer/73)
?bn-ü Ömer (r.a.) anlatiyor:
ALLAH’in rasulü (s.a.v.) ile beraberdim. Ensar’dan bir sahabi (ALLAH’in Rasulüne) geldi ve O’na selam verdi. Sonra da sordu:
- (Ya Rasulullah) Mü’minlerin en zekisi hangisidir?
- Onlarin ölümü en çok hatirlayani, ölümden sonrasi için en güzel bir sekilde (ahiret) hazirligi yapanidir. ?ste onlar, (evet bu gibiler) en zeki mü’minlerdir. (Tac 5/212, ?. Mace 4259)
Yüce Rabbimiz, Kur’an-i Kerim’de cehennem ve cennet hayatini idraklerimize yaklastirarak bütün ayrintilariyla bildirmektedir. Bu açiklamalar o kadar canlidir ki, bazen de ruhun etkilenecegi sekilde tablolastirilir ve seslendirilir.
?slam’a inanmayanlar ve bu hak nizami yasamayanlarin, Hz. Peygambere iman edip, O’nun yolunu ve izini takip etmeyenlerin atilacaklari Cehennem’in azabini ve bu azabin kalblere korku salici dehsetini Kur’an ayetlerinden izleyelim.
“Cehennem, (kendisine atilacaklara) uzak bir yerden gözükünce, onlar, onun kaynamasini ve ugultusunu isitirler.” (Furkan/16)
?sitirler de tam bir nedamet ve hüsran içinde söyle vahlarlar: “.......Keske ölüm kat’î olaydi (da bir daha dirilmiyeydim) Malim bana fayda vermedi, gücüm de kalmadi.” (Hakka/27)
?nkarci ve isyanci kullar cehenneme atildiginda; azab onlari kusatacak. “... Azab, onlari tepelerinden ve ayaklari altindan saracak.” (Ankebut/55) “.... Derilerinin her yanisinda, azabi tadmalari için onlari baska derilerle degistirecegiz. ALLAH güçlüdür, hakimdir.” (Nisa/56)”Günahkarlarin (cehennemdeki) yemegi o zakkum agacidir. O, kaynar suyun fikirdadigi gibi karinlar içinde kaynayacak erimis madenler gibidir.” (Duhan/43-46) “?ste siz, ey sapiklar, yalanlayanlar! Dogrusu bu zakkum agacindan yiyeceksiniz. Karinlarinizi onunla dolduracaksiniz. Onun üzerine (erimis maden tortusu gibi) kaynar su içeceksiniz. Hem de susamis develerin suya saldirisi gibi içeceksiniz.” (Vakia/51-56) “... Bu içki, ne fena bir içki ve bu ates de ne kötü konaklama yeridir.” (Kehf/29)
Pek tabidir ki, azablilar bu korkunç elemden kurtulmak, izdirabi ölümden daha agir olan cehennemden çikmak isterler. Ana nafile. “... Oradan her çikmak istediklerinde, yine o ates içerisine döndürülürler ve onlara; -tadin bakalim yalanlayip durdugunuz o atesin azabini- denilir.” (Secde/20)
Kur’an-i Kerim’de, cehennem atesi ve cehennemliklerin azabi canli tablolar halinde takdim olundugu gibi, cennet nimetleri ve cennetliklerin mutlu hayati da ruhlari etkileyici bir sekilde sunulmaktadir.
“?nanan ve yararli isler yapanlar için hos bir hayat ve güzel bir istikbal vardir.” (Ra’d/29) “... Onlari, altindan irmaklar akan cennetlere koyacagiz. Orada ebedi olarak kalicidirlar.” (Nisa/57) “Gerçekten cennetlik olanlar o gün eglenceyle mesguldürler.” (Yasin/55) “Onlar dal basti kirazlari, salkimlari sarkmis muz agaçlari ve yayilmis tatli gölgeler altinda, çaglayarak akan sular kenarlarinda, bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasinda, yüksek döseklerde...” (Vakia/28/34) “... Cevherlerle örülmüs tahtlar üzerindedirler....” (Vakia/15) “(Cennette onlar için) islediklerine karsilik olarak sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardir.” (Vakia, 22-23) “Biz ceylan gözlüleri (cennetlikler için) yeniden yaratmisizdir. Onlari, bakire, suh, eslerine düskün ve yasitlari kilmisizdir.” (Vakia/35-37) “Ebedi gençlige erdirilmis genç hizmetçiler, bas agrisi ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmus kaseler ibrikler ve kaselerle (cennetliklerin) etrafinda dolasirlar.” ( Vakia/17-19)
?manli ve güzel amelli mü’minler öyle nimetler içerisindedirler ki, Kur’animizin ifadesiyle onlari kimsecikler bilmez. “Yaptiklarina karsilik onlar için saklanan mutlu kilici nimetleri hiçbir kimse bilmez.” (Secde/17)
Peygamber Efendimiz bir hadislerinde: “Cennet ehli, cennete girdiklerinde, bir ilgili (melek) su açiklamayi yapar: Süphe yok ki, siz cennette ebedî yasayacak ve hiç ölmeyeceksiniz. Hastalanmayacak ve daima sihhatte bulunacak, ihtiyarlamayacak, ebedi genç kalacaksiniz. Sonsuz nimetlere mazhar olacak ve hiçbir zaman hüzün ve keder görmeyeceksiniz.” (R. Salihin Ter. 3/406) ÖMER ÇAVUSOGLU
|
Yorumlar |

|
|
|
|
| |
Öncü Çocuk Grubu - Allahtır iLk sözümüZ iLahisi

Ezandan Sonra Okunacak Dua

Erkan mutLu - Zikr-i Ramazan dinle

SEN GİT!

kırmızı kırkyama seccade

|
2012 Regaib Kandili Resimleri

2012 Regaip Kandiliniz Mübarek Olsun

2012 Regaip Kandiliniz Mübarek Olsun

2012 Nihat hatipoğlu - Regaib Kandili Duası

2012 En güzel kandil mesajları

|
|
|