|
|
|
|
|
|
|
|
|
Namaz-Mürşid-i Kamil |
|
|
|
 |
Okunma |
|
97 |
Facebookta Paylaş
Namaz: Dinin direği, müminin ALLAH’a karşı taahhüdü ve itaat tezahürüdür. Bu cihetle imandan sonra dini vazifelerin başında gelir. Bu yüksek vazifeyi yerine getirmeyenleri, özürsüz olarak kılmayanları ALLAH’ın adaleti bırakmayacak. Onlar cehennemin gayyalarına atılacaklardır. Çünkü namaz kılmamak; İlahi taahhüdü ve bağlılığı bozmak, ALLAH’ın zikrinden yüz çevirmek hakiki hayat kaynağından uzaklaşmaktır. Cinayetlerin ve hainliklerin en korkuncudur. Kalblerin türlü korkularla renkten renge gireceği, gözlerin çeşitli azab manzaraları üzerinde döneceği ahiret gününü düşüneler, hiçbir dünya meşgalesi ve lezzeti karşısında ALLAH’ın zikrinden, namazından, diğer ibadetlerden uzak kalmazlar. Mümini, ALLAH’a kulluğundan alıkoyacak bir mani olmamalıdır. Alah celle celaluhü Kur’an’ı Kerim’inde şöyle buyuruyor: “Onlar, ne ticaret ne de alışveriş kendilerini ALLAH’ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoymadığı insanlardır. Onlar, kalblerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar.” (Nur – 37) Dini hakikatlerden uzak, nefsine yenik düşen, mürekkeb yalamış, cüretkar cahillerin “Vazife her şeyden mukaddestir. Çalışmak da bir ibadettir. Günahı varsa benim boynuma gibi” sözlerle bazı Müslümanları namazdan alıkoymak istedikleri vakidir. Bunlar fahri günah hamalı olduktan başka, sırtlarındaki dünya yüklerini cehennem kenarında indirmeye özenen gönüllü mücrimlerdir. Vazifenin kutsallığından bahis açan bu zavallılar, en kudsî ve ihmal kabul etmeyen vazifelerin ilahî vazifeler olduğunu düşünemezler, hâlbuki ALLAH u Teâlâ cinleri ve insanları ibadet için yarattı. Namazın farziyetini ikrar ile beraber onu tembelliğinden dolayı terk eden fasıktır. Suyuti’nin Cami-i Sagir’inde, Kütüb ü Sitte ashabından İmam-ı Buhari ile İmam-ı Nesei’den maâdasının remziyle mezkur Hazre-i Cabir’den mervi hadiste: “Küfür ve şirk ile insan arasında sadece namaz vardır.” buyurulmuştur. Yani insan onu terk ederse aradaki fark ortadan kalkmış olur. ALLAH korusun namazı inkaren veya istih……… terk eden mürted muamelesi görür. Tecdidi iman ve tecdidi nikâh gerekir. Tevbe etmeden ölürse cenaze namazı da kılınmaz. Bir çukura defnedilir. (Nimet-i İslam / 307) Namazsızlık, itaat dairesinden çıkmak, ilahi rahmet ve inayetten mahrum kalmaktır. Beş vakit namazımızı mutlaka kılalım. Kılamadıklarımızın da kazasını kılalım. Sünnetleri kaza niyeti ile kılmak yoktur. Sünneti sünnet olarak, farzı farz, kazayı kaza olarak kılalım. Sünneti terk Peygamberimizin şefaatinden mahrumiyeti celbeder. Gözlerimizi geçici dünyaya dikip, ebedi dünyadan gafil olmayalım. Gaye ALLAH’a kulluk olmalı. Rıza ve iman gölgeleri altında yaşamak ve ölmek ihlas ve ihsan sahibi bahtiyar insanların hak ettiği hallerdir. Rabbim bizleri bu güzel razı olduğu kullarından eylesin. Rızasına muvafık ameller nasib eylesin. Mürşid-i kamil sırat-ı müstakimi gösteren, dalaletten hidayete sevk eden kişidir. Tarikatta seyr-i sulükünü tamamlayıp irşada ehliyetli olan kişiler için kullanılan bir tabirdir. Kur’an-ı Kerim’de ALLAH Teala: “Her toplumun bir yol göstericisi vardır.” Rad -7 buyurmuştur. Akılları ne kadar yüksek olursa olsun insanların ilahi vahye dayalı bir bilgiye ihtiyaçları vardır. Ayrıca her iş ve mesleğin hükmüne ulaşmak babında bir rehberlik kurumuna ihtiyaç duyulur. Mürşidler, peygamber vekili toplumsal rehberlerdir. Bir kişi ben de mürşidim demekle mürşid sayılmaz. Bunların da şartları vardır. Bu şartlardan bir tanesi de şöyledir: Manevi tayin. Bir zatı mürşid tayin etmek için bir zümrenin toplanması yeterli olmaz. Bu vazife Hazret-i Peygamber sallalahu aleyhi ve selemle kadar uzanan sahih bir silsileden icazetli bir mürşid-i kâmilin tensib ve tayini ile olur. Böyle bir tayin olmadığı zaman silsile orada kesilir. Bu sebeple bazı mürşidi kâmiller salahiyetli birini bulamadıkları zaman kendilerine halef olarak yollarını devam ettirecek birini bırakmazlar. Bazen bir tane bazen de Halidi Bağdadi Hazretleri gibi bir zaruret ile çok sayıda mürşid bırakırlar. Bunun hikmeti cenabı Hakka aid bir keyfiyettir. (Tasavvuf-s.244, Osman Nuri Topbaş) Kamil bir mürşide bağlanmanın hükmü ise evlilik gibidir. Hükmü de kişilere göre değişir. Mesela evlenmek nasıl bazıları için farz, bazıları için sünnet bazıları için mübah ise bir mürşide bağlanmanın hükmü de böyledir. Kimileri için farz, kimileri için sünnet kimileri için mübahtır. Bir mürşide bağlanmadan nefsinin şerrinden kurtulmayacak, harama düşecek kimseler için farz; manevi derecesinin yükselmesinin yardımcı olacak kimseler için müstehab; intisap kendilerine bir şey kazandırmayacak olanlar için mübahtır. Kur’an-ı Kerim’de ALLAH Teala hazretleri toplumlar için rehber mürşid örnek ve model insanların ehemmiyetine bir takım ayetlerle işaret etmiştir: “Bilmiyorsanız ehl-i zikre/bilenlere sorun.” (Enbiya-7) “İşte onlar ALLAH’ın hidayet verdiği kimselerdir. Sen de onlara uy.” (En’am-90) “Bana yönelen olgun insanların yolunu tut.” (Lokman-15) Bu ayetler zikir ehli, liyakatli, tecrübeli, ALLAH’a yönelme ve ona sığınma vesile ve vasıtalarını bilen insanların yol göstericiliğinin önemine vurgu yapmaktadır. Maneviyat yolunda bulunan insanların irfan sahibi bir mürşidi olmazsa yolunu sapıtır. Şeytan ona saldırarak baştan çıkarabilir. Hevasını ilah kılarak helakine zemin hazırlar. (Tasavvufi Hayat, Prof Dr. H. Kamil Yılmaz, s.94) Yeryüzü müminler için marifetullah okuludur. Ehli irfan bir mürebbinin kontrolünde bu okuldan icazetle Mevla’ya kavuşmak güzeldir. ALLAH’ım ümmeti Muhammedi Kur’an’a mahkum et. Amin
Cemil USTA
|
Yorumlar |

|
|
|
|
| |
Kim Yahudi?

İmtihan Ölümle Biter!

Araneae (Türkçe) 5.0.0

nazar duası oku

Necip Fazıl Kısakürek - Bizim Şarkımız

|
2012 Regaib Kandili Resimleri

2012 Regaip Kandiliniz Mübarek Olsun

2012 Regaip Kandiliniz Mübarek Olsun

2012 Nihat hatipoğlu - Regaib Kandili Duası

2012 En güzel kandil mesajları

|
|
|