Ana Sayfa Dini Filmler  Dini Hikayeler   Dini BiLgiLer  NaMaz KLip İzLe Arama

..www.Dinichat.Net... Türkiye'nin 1 numaraLı Dini chat sitesine hoşgeLdiniZ..sitemiz islami sohbet , islami chat , dini sohbet , islam , dini chat , islamisohbet , chat , sohbet , islam chat , islam sohbet , islami çet , islami sohbetler , islami cet , islami sohpet , islami sohbet kanali , islami sohbet siteleri , islami chat odalari , islami , dini sohbetler , dinisohbet , islam odasi , islami site , islami siteler , dini sohbet odalari , islami sohbet odalari" gibi bir cok aramaya onculuk etmektedir....

islami Chat

   Ana Sayfa
   Dini Sohbet
  Facebook Duvar Yazıları
  Abdest - Gusul
  bedava program indir
  Cennet - Cehennem
  Dantel Örgü - El İşleri
  Dini Film izle
  Dini BiLgiLer
  Dini Chat Hazır Kodlar
  Dini Chat OdaLari
  Dini Chat özel videoLar
  Dini Chat Unreal Özel
  Dini Hikayeler
  Dini Mirc Komutlari
  Dini ResimLer
  Dini Ruya tabirleri
  Dini Sohbetler
  Dinim islam
  Diyet Listeleri
  Dualar
  Edebiyat
  Fikralar
  Güzel Sözler
  Hanım Sahabiler
  Hazir Mesajlar
  iLahi Sözleri
  iLahi klipLeri izle
  islam da Kadin
  Kadın Giyim Takı Moda
  Kurban
  Mahrem Konular
  Mobilya Dekorasyon
  Namaz
  ölum ve Kabir Hayati
  Osmanlı Tarihi
  Peygamberler - Evliyalar
  Ramazan ve Oruc
  ResimLi SiirLer
  Ruh
  Sesli Siirler
  Sihir Şeytan Ruh
  Siirler
  Yemek tarifleri
  Yetmişüç Fırka
  Şifalı Bitkiler
  iletişim
 
sitemap

GogLe sitemap         

 GönLünüzün Şehrinde Kaç Dostnuz Var

 

Okunma

73
Facebookta Paylaş
Gönlümüzün şehrinde kaç dost kaldı?

Facebook sayfanızda kişileriniz çoğalırken..
Dil hanenizde gerçek ve sadık dostlarınız hızla tükeniyor!


img.webme.com/pic/o/orhanyildiz/dostluk1.jpg

"Her şeyin yenisi fakat dostun eskisi" diyen eskilerin bir bildiği vardır elbette der geçerdim önceleri. Kadim dostluklar, candan muhabbetler, gönülden demlerin yerine şimdilerde dünyevi rüzgârlar esiyor serin serin ve artık bakıp geçmek imkânsız!

Caddeleri bir zincir gibi birbirine bağlayan lüks arabalar, göklere yükselen rezidanslar, hiper marketler, dünya ölçeğinde markalar, cüzdanlardan taşan paralar, vücuda fazlaca gelen kilolar hiç birimizi mutlu etmedi, edemedi sanırım.

Bütün bunlar gönlümüzün şehrine yabancı gelen misafirlerdi hiç kuşkusuz. Üzerinde elbisesi olmayan gerçek adamların yerine içinde adam olmayan elbiselere yaslandı yüreğimiz belki de. Menfaatperest, görgüsüz, arsız, yalancı, hırsız, yüzsüz, güvenilmez, dayanılmaz insanlarla çevremiz sarıldı. Bu çevreyi biz mi kurduk, çevre mi bizi kurdu, yoksa bu yeni dünyanın şartları mı bizleri bir araya getirdi tartışılabilir ama tartışmasız bir gerçek var ki o da gönlümüzün şehrinde ayakta kalabilen dostlarımızın hızla azalıyor oluşudur!

Üç günde kurulan, bir günde yıkılan sözde dostluklar faslındayız!

Sadakatin semtine uğramadığı, yalandan kulelerin yapıldığı sadece şekle değer veren "iç mimarların" revaçta olduğu bir dünyanın kapıkulları gibi savrulup duruyoruz kendi coğrafyamızda.

Bu sahte ve cilalı fildişi kulelerin içinde sadece bir eşyayız aslında. Gittikçe de bir moloz yığınına dönüşüyoruz. Bir yüreğimiz olduğunu bile unuttuk. En hatırlı olanımızın bile modası öyle çabuk geçiyor ki hemen yerine daha yenisi konuyor! Öylesine meşgul, öylesine kendimizi sahte ve geçici dünyanın meşgalesine kaptırmışız ki bütün bunların farkında bile olamayacak kadar kendimizde değiliz.

Nasıl değiştiğimizin, içimizin nasıl çürüdüğünü bilmiyoruz!
Bilmiyoruz, ne kadar yoksul, ne kadar düşkün olduğumuzu..
Ve gönlümüzün şehrine çerden çöpten yığınlar yığdığımızı da bilmiyoruz!
Farkındalığımızı yitirdik ansızın, kalabalığa karıştık.


En kötüsü ne olduğumuzun bile farkında değiliz. Ruhlarımızı çok çok gerilerde bırakmış, unutmuşuz kendimizi. Mesela bir Kızılderili hikâyesinde şöyle bir olay anlatılır:" Bir Kızılderili kabilesi, başkanlarıyla birlikte atlarına binmiş hızla gitmektedirler. Aniden kabile reisi durur. Sebebini soranlara:

-Çok hızlı geldik, ruhlarımız arkada kaldı, onları bekleyelim, der!"

Bu hikâye aslında çok şeyi anlatıyor, anlayabilirsek.

Hayatın çarkları arasında öyle çok dönüyor ve öyle hızlı tur atıyoruz ki ne sevdiklerimize, ne dostlarımıza, ne arkadaşlarımıza zaman ayıramıyor, gittikçe onlardan uzaklaşıp yalnızlaşıyoruz. Birer birer eski dostlarımızı, yakınlarımızı kaybediyoruz.

"Bir göz aşinalığı var aramızda
Sanki seninle kırk yıllık dost gibiyiz ikimiz"


Göz aşinalığı olmayan insanların sanal ortamda sanal dostluklar kurduğu bu devirde dostluk tanımını yeni baştan hatırlatan bu şarkının yanında şu unutulmayası şarkıyı bile unuttuk!

"Unutulmuş birer birer
Eski dostlar eski dostlar
Ne bir selam, ne bir haber
Eski dostlar eski dostlar."


Mesela bu şarkıyı bir on on beş sene evvel daha çok söyler daha çok dinlerdik. Zira dostluk, sevgi, arkadaşlık, aşk, sadakat, vefa gibi kavramlar henüz tedavülden kalkmamıştı. Bütün bu kavramların hayatımızda çok saygın ve dokunulmaz yerleri vardı. Ve her birimizin düzinelerce dostu, gerçek arkadaşı vardı sırtımızı dayadığımız.

Ya şimdi?

Şimdi hem sanal, hem banal hem de umarsız bir hayat felsefemiz var. Çocuklaşan kadınlar, kadınlaşan erkekler, egosu tavan yapmış gençler, kemalatını kaybetmiş ihtiyarlar korusu şeklinde bu sözde hayat kavgasında kendimize yer kapmaya çalışıyoruz.

Hicret ve niyetimiz sadece para, şan ve şöhret için ne yazık ki!

"Ne sal iledir, ne mal iledir, beyim ululuk kemal iledir" diyerek yüzyıl önce teşhisi koyan Ali Fuat Paşa, ne güzel söylemiştir aslında. Etrafımızda derin, ilim ve irfan sahibi, sözü senet sayan, cemal ve kemal sahibi insan arıyoruz ve her defasında derin bir inkısar-ı hayale uğruyoruz.

Bu tip insanların azalmasına biz sebep olduk!

Arz talep ilişkisine bağlı olarak biz böyle bir toplumu inşa ettik kabul edelim. Gönlümüzün kentlerinde ne kadar eskiye dair abide varsa yıktık ve yerlerine yenilerini diktik! Her ne olduysa bizim eserimizdir. Gönül şehrimizde her kim varsa eskilerden yana yenileriyle değiştik.

Kendi gerçek dostumuzu bir kenara itip unuturken, ihmal ederken, hayatımızdan çıkarırken, değer vermezken, facebook gibi sanal ortamlarda edindiğimiz arkadaşlarla dostluk kurmaya çalışıyor, yetmiyor bir de ortak arkadaş diye adlandırılan hiç tanımadığımız insanları gönül şehrimize alıyor onlardan medet umuyoruz.

Gönül şehrimizi yabancılarla doldurduk.

Şu var ki facebook sayfanızda kişileriniz çoğalırken, dil hanenizde gerçek ve sadık dostlarınız hızla tükeniyor!

Ne dersiniz?

Muhabbetle kalınız.




Meryem Aybike Sinan
Yeni nick:
Kanal adı:
Sifre:
Sifre ve email:

 

  Yorumlar

 
Ali Kınık - TÜRKÇE çalayım sazımı


Hasan Dursun - Can Vermişler 2011 dinle


Nihat Hatipoğlu - Sahur özel - 2011 2 ağüstoz 2 Bölüm 5 Kısım


beyaz örgü etek modelleri


islami sohbet arkadaş


2012 Regaib Kandili Resimleri


2012 Regaip Kandiliniz Mübarek Olsun


2012 Regaip Kandiliniz Mübarek Olsun


2012 Nihat hatipoğlu - Regaib Kandili Duası


2012 En güzel kandil mesajları


Dinichat.net olarak islami sohbet - islami chat - dini sohbet - dini chat - islamisohbet - Dini chat odalari - islami cet - islami sohbet siteleri - dini cet - islami Sohbet Kanali - islami chat Kanali - islami chat odalari - dini sohbet odalari - dinisohbet - dinichat - islami sohbet odalari gibi aramalar üzerine hizmet vermekteyiz

ilahi dinle  |  ilahi dinle  |  ilahiler  |  Dini chat  |  ilahi dinle  |  ilahi dinle  |  ilahi dinle  |  ilahi dinle  |  ilahi dinle  |  Dini Sohbet  |  islami sohbet  |  islami chat Dini sohbet  |  ilahi dinle

Copyright © 2010 Tüm Hakları Saklıdır Dinichat.Net

Desing By eFe