Ana Sayfa Dini Filmler  Dini Hikayeler   Dini BiLgiLer  NaMaz KLip İzLe Arama

islami Chat

   Ana Sayfa
   Dini Sohbet
  Damar Sözler
  Abdest - Gusul
  bedava program indir
  Biraz TebeSSum
  Cennet - Cehennem
  Dantel Örgü - El İşleri
  Dini Film izle
  Dini BiLgiLer
  Dini Chat Hazır Kodlar
  Dini Chat OdaLari
  Dini Chat özel videoLar
  Dini Chat Unreal Özel
  Dini Hikayeler
  Dini Mirc Komutlari
  Dini ResimLer
  Dini Ruya tabirleri
  Dini Sohbetler
  Dinim islam
  Diyet Listeleri
  Dualar
  Edebiyat
  Fikralar
  Güzel Sözler
  Hanım Sahabiler
  Hazir Mesajlar
  iLahi Sözleri
  iLahi Dinle
  islam da Kadin
  Kadın Giyim Takı Moda
  Kurban
  Mahrem Konular
  Mobilya Dekorasyon
  Namaz
  ölum ve Kabir Hayati
  Osmanlı Tarihi
  Peygamberler - Evliyalar
  PratiK BiLgiLer
  Ramazan ve Oruc
  ResimLi Sözler
  Ruh
  Sağlik
  Sesli Siirler
  Sihir Şeytan Ruh
  Siirler
  Yemek tarifleri
  Şifalı Bitkiler
  iletişim
 
sitemap

GogLe sitemap         

 Kes çığlıklarını yüreğim..

Kes çığlıklarını yüreğim, karanlıklar seni duyamaz... Kes ki, matemlerle, kederlerle örülmüş bir girdaba düşmüş omuzlar, seni taşıyamayacak kadar yorgun... Geçmiş vakitlerin ruhunun ağırlığıyla zaten bitap düşmüş bu mahkum, ağaçkurtlarının yiyip bitirdiği gövdesiyle ümitsizlik okyanusunda zillet ve boyuneğiş mücadelesine devam ediyor çünkü... Sus işte, sus terennümlerinde aşkın yeri olmasın, acemaşiran nağmelerin derin sükuta bırakmasın yerini... Ey kalbim bana hatırlatma, kahkaha ve neşe sedalarını, kaygılara, korkulara, onulmaz bekleyişlere, kahredici ateşlere dönüştürme... Yakma içimi ve sis bulutlarının içine defnetme hülyalarımı... İnceden inceye 'gel' diyen davetkar sesinin tınılarıyla bir ince gırnap gibi sarılma boğazıma... Pusu kurarak bed yüzlü çehrelerle çıkma karşıma, fecir yüzlü sevdaların tuzağına düşürme beni... Parmakuçlarında yanaşma yanıma, nüfuz ederek melankolime, kapama gözkapaklarımı gizli parmaklarınla... Sus, sus ki, dehşetli rüyaların esiri olmayayım, zan ve vehim peçesiyle sarmalanmış ruhumu bırakmayayım alışmadığı yerlere... O yerler ki, vahaların serin ılgıtıyla, gülşenlerin ıtırlanmış kokusuyla evli de olsa bir garip kalır burada... Bırak, bırak ki, ruhumun sabahı eceliyle yaşıt olsun.. Sus yüreğim, haykırma, cezbolma güzelliklere... Onlar ki, gecenin medcezirine ibtila olur, ardından gider, sonra döner pervane olurlar ışığa, yokoluşa... Sen ey kalbim, idrakimin köşe bucağında suskunlaşmış bir düşünce olarak kal... Ebediyette ölümle hayatın zifafa girdiği gecelerin kanatlarına takılınca dalgalanma birdenbire, tutuşma... Özgürlüğüme göz koyma, koyu renkli sevdaların albenisine bahtsızca at sürme, ayartma hayallerimi ve sızlatma kıyımı bucağımı gözalıcı vaadlerle... Yakarışlar, senin nidândır yüreğim... Kalk ve sakince yürü kalabalığın ardı sıra... Heyhat yüreğim, dövünmelerim özlemlerini teskin etmiyor, gözyaşlarım susuzluğunu dindirmiyor, hüzünlerim depremlerini bitirmiyor ve görüyorum ki, sahnesiz trajedim senin oyun hevesini alaşağı etmiyor. Cemreler düşüyor sana güneş her uyandığında, gülümsediğinde... Umutların arkasına türkü yakıyorsun ve kutsal sevdalar ummanına yelken açmayı hayal ediyor, bekliyorsun. Gurbetleri gömüyor okyanuslara, sılayı düşlüyorsun.. Ve sen ey kalbim çığlıkların tükenmiyor bir türlü, sesleniyor, haykırıyor, bağırıyor, istiyorsun! Git o halde, azad ettim seni... Müebbet sevdaların gamlı hazanına koş... Nisan ovalarının menekşe kokularına karış... Yokol sevda çimenlerinde.. Ve kalbim, ey kalbim... Değecekse eğer karanfillere git oraya... Kanlı tırnaklarınla kazı aşkını taşlara... Bir daha çıkmamacasına, ölesiye kazı onu... Kes çığlıklarını yüreğim.. - dini sohbet etme siteniz - en sevdiğiniz islami sohbet - youtube`de yayinlanan masal muzik şiir klip ezgi - kaliteli dini chat odalari - islami chat mynet sohbet mirc indir  
 

Okunma

1675
dini sohbet
 


Kes çığlıklarını yüreğim, karanlıklar seni duyamaz...

Kes ki, matemlerle, kederlerle örülmüş bir girdaba düşmüş omuzlar, seni taşıyamayacak kadar yorgun...

Geçmiş vakitlerin ruhunun ağırlığıyla zaten bitap düşmüş bu mahkum,
ağaçkurtlarının yiyip bitirdiği gövdesiyle ümitsizlik okyanusunda zillet ve boyuneğiş mücadelesine devam ediyor çünkü...

Sus işte, sus terennümlerinde aşkın yeri olmasın, acemaşiran nağmelerin derin sükuta bırakmasın yerini...

Ey kalbim bana hatırlatma, kahkaha ve neşe sedalarını, kaygılara, korkulara,
onulmaz bekleyişlere, kahredici ateşlere dönüştürme...

Yakma içimi ve sis bulutlarının içine defnetme hülyalarımı...
İnceden inceye 'gel' diyen davetkar sesinin tınılarıyla bir ince gırnap gibi sarılma boğazıma...

Pusu kurarak bed yüzlü çehrelerle çıkma karşıma, fecir yüzlü sevdaların tuzağına düşürme beni...

Parmakuçlarında yanaşma yanıma, nüfuz ederek melankolime, kapama gözkapaklarımı gizli parmaklarınla...

Sus, sus ki, dehşetli rüyaların esiri olmayayım,



zan ve vehim peçesiyle sarmalanmış ruhumu bırakmayayım alışmadığı yerlere...
O yerler ki, vahaların serin ılgıtıyla, gülşenlerin ıtırlanmış kokusuyla evli de olsa bir garip kalır burada...

Bırak, bırak ki, ruhumun sabahı eceliyle yaşıt olsun..

Sus yüreğim, haykırma, cezbolma güzelliklere...
Onlar ki, gecenin medcezirine ibtila olur, ardından gider, sonra döner pervane olurlar ışığa, yokoluşa...

Sen ey kalbim, idrakimin köşe bucağında suskunlaşmış bir düşünce olarak kal...
Ebediyette ölümle hayatın zifafa girdiği gecelerin kanatlarına takılınca dalgalanma birdenbire, tutuşma...

Özgürlüğüme göz koyma, koyu renkli sevdaların albenisine bahtsızca at sürme,
ayartma hayallerimi ve sızlatma kıyımı bucağımı gözalıcı vaadlerle...
Yakarışlar, senin nidândır yüreğim... Kalk ve sakince yürü kalabalığın ardı sıra...

Heyhat yüreğim, dövünmelerim özlemlerini teskin etmiyor, gözyaşlarım susuzluğunu dindirmiyor,
hüzünlerim depremlerini bitirmiyor ve görüyorum ki, sahnesiz trajedim senin oyun hevesini alaşağı etmiyor.

Cemreler düşüyor sana güneş her uyandığında, gülümsediğinde...
Umutların arkasına türkü yakıyorsun ve kutsal sevdalar ummanına yelken açmayı hayal ediyor,
bekliyorsun. Gurbetleri gömüyor okyanuslara, sılayı düşlüyorsun..

Ve sen ey kalbim çığlıkların tükenmiyor bir türlü, sesleniyor, haykırıyor, bağırıyor, istiyorsun!

Git o halde, azad ettim seni... Müebbet sevdaların gamlı hazanına koş...
Nisan ovalarının menekşe kokularına karış... Yokol sevda çimenlerinde..
Ve kalbim, ey kalbim... Değecekse eğer karanfillere git oraya...
Kanlı tırnaklarınla kazı aşkını taşlara... Bir daha çıkmamacasına, ölesiye kazı onu...

Kazı ve haykır aleme, "Devlerin aşkı büyük olur"

  Yorumlar

 
2013 Çizme Modelleri


Yüreğimin Ucuna Geldin Yine...


Grup vusLat - niyaz ilahisi mp3


GüZeL SöZ/ESKİDEN


beyaz setrems elbise modeli


Kuran-ı Kerim-de Ruh


sabah duamız


HayırLı CumaLar Kardeşim


BekLiyoruM


ÖmRüMe


Manyağı Makbuldür


Dibi Tutmasın


Copyright © 2009 mIRCte 2023 Tüm Hakları Saklıdır Dinichat.Net

Desing By eFe