Ana Sayfa Dini Filmler  Dini Hikayeler   Dini BiLgiLer  NaMaz KLip İzLe Arama

islami Chat

   Ana Sayfa
   Dini Sohbet
  Damar Sözler
  Abdest - Gusul
  bedava program indir
  Biraz TebeSSum
  Cennet - Cehennem
  Dantel Örgü - El İşleri
  Dini Film izle
  Dini BiLgiLer
  Dini Chat Hazır Kodlar
  Dini Chat OdaLari
  Dini Chat özel videoLar
  Dini Chat Unreal Özel
  Dini Hikayeler
  Dini Mirc Komutlari
  Dini ResimLer
  Dini Ruya tabirleri
  Dini Sohbetler
  Dinim islam
  Diyet Listeleri
  Dualar
  Edebiyat
  Fikralar
  Güzel Sözler
  Hanım Sahabiler
  Hazir Mesajlar
  iLahi Sözleri
  iLahi Dinle
  islam da Kadin
  Kadın Giyim Takı Moda
  Kurban
  Mahrem Konular
  Mobilya Dekorasyon
  Namaz
  ölum ve Kabir Hayati
  Osmanlı Tarihi
  Peygamberler - Evliyalar
  PratiK BiLgiLer
  Ramazan ve Oruc
  ResimLi Sözler
  Ruh
  Sağlik
  Sesli Siirler
  Sihir Şeytan Ruh
  Siirler
  Yemek tarifleri
  Şifalı Bitkiler
  iletişim
 
sitemap

GogLe sitemap         

 Ölmeden Önce Ölünüz!

Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya, yarın ölecekmiş gibi ahirete çalışınız!. - dini sohbet etme siteniz - en sevdiğiniz islami sohbet - youtube`de yayinlanan masal muzik şiir klip ezgi - kaliteli dini chat odalari - islami chat mynet sohbet mirc indir  
 

Okunma

1339
dini sohbet
Ölmeden Önce Ölünüz..
Yirminci yüzyıl denilen bu çağda, materyalist propaganda ile ölüm düşüncesinden ve ölümün hakikatinden uzaklaştırılan insanlar, baki bir yurdun, baki birer yurttaşları gibi yaşamaktadırlar!.

Bu durumlarına gösterdikleri şer'i mesnet ise, Efendimiz (s.a.v.)'e nisbet edilmesine rağmen kaynağını bilmediğim ve Kur'an-ı Kerim'in dünya yaşantısını tanımlayan ayetleriyle uyumlu görmediğim şu ifadedir.

“Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya, yarın ölecekmiş gibi ahirete çalışınız!.”

İki zıt yaklaşımın aynı kapta sunulduğu bu ifade, günümüz insanlarınca bir bulamaç haline getirilmekte ve “Çalışmak en büyük ibadettir!.” diyen kimseleri, hiç ölmeyecekmiş gibi çalışmaya sevketmektedir!.

Nitekim bu ifadenin, yarın ölecekmiş gibi ahirete çalışanlar tarafından değil, hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya çalışanlar tara*fından gündeme getirilmesi, bu ifadenin yaşadığımız toplumda nasıl anlaşıldığının veya nasıl anlaşılmak is*tendiğinin açık bir işaretidir!.

Oysa bu konuyla ilgili olarak bir müslümanın geç*mişte söylediği şu sözler, yaşadığımız toplumda daha çok ön plana çıkarılması ve daha çok dikkate alınması gereken sözlerdir.

"Dünyada kalacağınız kadar dünyaya, ahirette kalacağınız kadar ahirete çalışınız!.

Bu anlamlı nasihatin, en anlamlı zirvesine ve en kamil mertebesine ulaşabilmemiz ise, Efendimiz (s.a.v.)'in “Ölmeden önce ölünüz!.” nasihatini dikkate almamızla ve bunun gereğini yapmamızla mümkündür.

Ölmeden önce ölünüz!.

Şahsım adına söylemem gerekirse, bu Nebevi na*sihati dikkate alarak kendimi ölüm yatağına uzattığım ve ölümü düşündüğüm zamanlar, bu cahili kargaşada kendime geldiğim ve herşeyi ayan beyan gördüğüm zamanlar oluyor. Ölüm ve ölüm gerçeğiyle burun buruna geldiğim bu anlarda kalp gözüm mü açılıyor, yoksa gözlerimdeki perde mi kalkıyor bilmiyorum, bilmiyorum ama, dünya ve dünya yaşantısını bambaşka bir netlikte, bambaşka bir berraklıkta görüyorum!.

Daha önceleri değer verdiğim, daha önceleri anlamlı gördüğüm birçok şey, de*ğer ve anlamını yitiriyor gözümde!. “Oğlum Mehrned!. Bunları elde etmek için elini değil, parmağını dahi kaldırman gereksiz, Vallahi gereksiz, Billahi gereksiz!.” diyorum kendime!.

Daha önceleri yeterince mühimsemediğim, yeterin*ce değer vermediğim, yeterince anlamlı görmediğim bazı şeyler ise, çok daha mühim, çok daha değerli, çok daha anlamlı geliyor gözüme!. Ve yine kendime yönelerek ve kendimi dürterek “Oğlum MehmedL Bun*ları elde etmek için sadece zaman değil, sadece mai değil, Vallahi kan da verilir, Billahi can da verilir!.” diyo*rum kendi kendime!.

Evet, “Ölmeden önce ölünüz” nasihatini dikkate alan ve yaşamaya çalışan bir müslüman olarak, dünya telaşı içersinde boğulan ve ne yapacağını, hangi değerler peşinde koşacağını şaşıran kardeşlerimle karşılaştığım zaman.

“Ölüm anınızda anlamını ve değerini yitirecek olan herşey, şimdi de fazla anlam, fazla değer verme*meniz gereken şeylerdir. Ölüm anınızda değer kazanacak olan herşey, şimdi de değer vermeniz, var gücünüzle peşinden koşmanız gereken şeylerdir!.” diyorum.

Düşünüldüğü ve anlaşıldığı zaman bütün müslümanlara, bütün insanlara yararlı olabilecek olan bu nasihat, bence sık sık gündeme getirilmesi gereken bir nasihattir. Çünkü daha önce de belirttiğimiz gibi İslam'ın dünya görüşü konusunda netleştiğini zanne*den birçok kardeşimiz, İslam'ın dünyalık görüşü konu*sunda oldukça bulanık bir bakışa sahiptir. Nitekim uhrevi hedefler istikametinde topallayarak ilerleyen bu kimsele*rin, dünyalık hedefler istikametinde arap atı gibi koşmaları, bu acı durumun hazin bir göstergesidir.

Bu duruma daha bir açıklık, daha bir netlik getire*bilmek için, bütün insanlara ve bütün müslümanlara sormak istiyorum.

Doğduğunuzdan bu yana bakıp durduğunuz dün*yanın, dünya malının ve dünya yaşantısının, çok kısa bir an da olsa gerçek yüzünü, gerçek hakikatini hiç gördünüz mü? 

Gördük veya görmedik tartışmasına hiç girmeyin!.

Şayet Kur'an-ı Kerim'in bu konuyla ilgili ayetlerini ve Efendimiz (s.a.v.)'in “Ölmeden önce ölünüz!.” nasihatini yaşarcasına dikkate almamışsanız, dünyanın ve dünya yaşantısının gerçek yüzünü görebilmeniz, görmüş olabilmeniz mümkün değildir. Çünkü bu gerçeği görmüş, bu gerçeği bilmiş olsanız, dünyalık kuyruklarda bir kıl olmazsınız!.

Fakat hiç kuşkunuz, hiçbir kuşkunuz olmasın ki, ölümle burun buruna geldiğiniz ve can çekişmeye başladığınız zaman, dünyanın ve dünya yaşantısının gerçek yüzünü açık, apaçık bir şekilde göreceksiniz.

Uzun yıllardır taş taş üstüne koyarak yaptığınız evlerin, taş taş üstüne koyarak yaptığınız fabrikaların, kumsalda oynayan çocukların yaptıkları kumdan evlere, kumdan kalelere döndüklerine şahit olacaksınız!.

Daha önceleri “Benim evim, benim dükkanım, be*nim tarlam, benim arabam!.” diyerek gururlandığınız ve kendilerine yaslanarak ayakta durduğunuz dünyalıkla*rın, Süleyman (a.s.)'ın asası gibi kırıldığını ve dünyalıklarla ayakta duran cesediniz yere yıkıldığını göreceksiniz!.

Gördükleriniz karşısında sarsılacak, gördükleriniz karşısında şaşıracaksınız!.

Ve fısıldanarak ve mırıldanarak soracaksınız ken*dinize.

Dünya mı değişti, yoksa benim bakışım mı?

Oysa değişen dünya değil, sizin bakışınızdır. Sizin bakışınız netleşmiş, sizin bakışınız berraklaşmıştır. Ölüm anındaki, ölüm yatağındaki bu bakışınız, dünya*yı ve dünya yaşantısını açık bir şekilde gören, açık bir şekilde tanımlayan, apaçık bir bakıştır.

Ne var ki gecikmiş, çok gecikmiş bir bakıştır bu!.

Bir müzayede salonundaki aptal bir alıcı gibi hisse*dersiniz kendinizi!. Açık arttırmaya konulan ve demokra*tik çoğunluk tarafından uzun uzun methedilen paha biçilmez kase, bir ömürlük çalışmanız, bir ömürlük birikimleriniz karşılığında sizin olmuştur, sizin olmuştur ama, uzaktan muhteşem bir eser olarak görülen bu ka*seyi elinize aldığınızda; tarihi bir eser değil, tarihi bir yanılgı olan bu kasenin, Mahmutpaşa işi bir oturak, bir sürgü olduğunu göreceksiniz!.

Ölüm döşeğinde sizi yalnız bırakmayan eşiniz, sizi yalnız bırakmayan çocuklarınız, yüzünüzdeki bu sıkıntılı hali görecekler ve def-i hacet için sıkıştığınızı zannederek “Babacığım, altınıza ne sürelim?” diyecek*lerdir.

Bir ömürdür kalbinizde tuttuğunuz, kalbinizde sakladığınız kaseyi, hiç tereddüt etme*den onlara uzatacak ve “Bunu sürün yavrum, bunu sürün evladım!.” diyeceksiniz!.

Ve siz, dünya ve dünyalık peşinde koşan siz, bir ömür çalışarak elde ettiğiniz kaseye, bir ömürlük def-i dünya edecek ve dünyadan def*olup gideceksiniz!.

Ne oldu?

Aklınız mı bulandı, hoşlanmadınız mı bu akibetten!.

Başka, bambaşka bir ölüm müdür istediğiniz!.

Nefes nefese koştuğunuz, her nefes ile yaklaştı*ğınız ölüm anınızda, kendisini selam ve sevgiyle andığım Azrail(a.s.)'i bir müjdeci, size Allah'ın selamını getiren müjdeci bir melek olarak mı görmek istiyorsunuz!.

Gerçekten bu mudur isteğiniz?

Ve bunu gerçekten istiyor musunuz? O halde, Resulullah (s.a.v.)'e kulak veriniz!.

Lütfen kulak veriniz rahmet peygamberine!.

“Ölmeden önce Ölünüz!.” nebevi nasihatini dikkate alarak, şimdi, hemen şimdi def-i dünya ediniz!.

Ve gerçek hayata dirilerek, asıl ve ebedi olan bu gerçek hayat için şimdiden yaşamaya başlayınız!.


  Yorumlar

 
Ben bir kasabayı alana kadar


İpekyol Beyaz Takım Elbise Modelleri


Hz. Yakub ALEYHİSSELaM


mavi bayan spor çantası


Cyber-D’s Autodelete 2.24


Gıybetle ilgili Sözler


HayırLı CumaLar


Yas Tutanların Devri Olmuş


Hepsi Bu..


Teşrik Tekbirini Unutma


Güvenme..!


Eyy Mübarek Cuma..


Islami Sohbet

İsLami sohbet Odalarımıza giriş yapmanız mümkün olmakla birlikte lütfen kurallar çerçevesinde sohbet ediniz.Sohbet odaları üzerinden ücretsiz yazışmalı ve sesli dini sohbetler edebilir, Klavyeden kalıcı dostluklara ulaşabilirsiniz.

Dini Sohbet

dini sohbet ile ilgili aramalar,dini sohbet dinle,dini sohbet konuları,dini sohbet videoları,dini sohbetler vaaz,nur islami sohbet,islami sohbet kanal 7,dini sohbetler yazılı,islami sohbet dinle

Dini Chat

Sitemizin Dini Chat bölümündeki odalar her birinde ÖzeL Adminlerin Gözetimi aLtinda yönetilmektedir.

Copyright © 2009 mIRCte 2023 Tüm Hakları Saklıdır Dinichat.Net

Desing By eFe